banner9
banner32
banner43
Öne Çıkanlar Atlar Tüzük Silivri Beşiktaş Necla CoşkunŞehitAnneler

Sanat Ve Diyalog Evi'nde Safiye Erol Sohbeti
 
Kaynak : Değişim Gazetesi
 
Sanat ve diyalog evinde gerçekleştirilen sohbetlerde her hafta bir konu ve bir konuk ele alınıyor.
 
Bu haftaki toplantıdaki konuk yazar, konuşmacı Av. Hulusi Üstün hemen hemen adının özellikle genç kesim tarafından hiç bilinmediğini belirttiği Safiye Erol’du.
 
Özellikle kent kültürünü araştırmak isteyenlerin Kadıköyü’ nün Romanı adlı eserini okumaları gerektiğini vurgulayan Üstün özetle şunları söyledi:
 
Safiye Erol öğrencilik yıllarında batıda yetişip eğitimini almış bir yazar olarak özellikle batı kültürünü çok iyi biliyordu. O yıllarda kendi ülkesinin medeniyetlerini ve kültürünü öğrenmek için ülkesine döner. Safiye Erol doğu ve batı kültürünü iyi tanır ve mukayese eder,  Safiye Erol un kitaplarında bunun izlerine rastlamak zor değil. Yazdıklarıyla dikkat çeken Safiye Erol o dönem Osmanlı halkının tazimattan sonra bir kargaşa içinde olduğunu, girdiğini kültür kargaşası yaşaması ve yaşadığı çıkmazları fark eden biri olarak kaleme aldığı kitapları da başucu olmaya değerdir. Fakat popüler kültür bugün gençlere böyle değerleri unutturdu. Safiye Erol bir piyasa romancısı değildir, onu okumak ayrıcalıktır dedi.
 
Sohbette yazarın kitabından bir bölümde okuyan Av. Hulusi Üstün, sohbet sonrası dinleyicilerin merak ettikleri soruları yanıtladı.
 
Safiye Erol Kimdir ?
Safiye Erol, 1902 yılında Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğdu. 1917 yılında Almanya'da eğitimini tamamladı. Lise ve üniversiteyi bitirip doktora tezini verdikten sonra, 1926'da İstanbul'a döndü. Millî Mecmua ve Her Ay gibi dergilerde yazıları çıktı. 1938'de "Kadıköyü'nün Romanı", 1944'te "Ülker Fırtınası", 1941'de Selma Lagerlöf'den "Portugaliye İmparatoriçesi" ve 1945'de La Motte- Foque'den "Su Kızı" isimli tercümeleri yayınlandı. 1951'de Kenan Rıfâî hakkında üç bölümlük felsefî incelemesi, "Kenan Rıfâî ve Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık" kitabında yer aldı. 1955'te Tercüman gazetesinde son romanı olan "Dineyri Papazı" romanı tefrika edildi. Asr-ı Saadet'i anlatan "Çölde Biten Rahmet Ağacı" ise 1962 yılında Yeni İstanbul gazetesinde yayınlandı. Muhtelif gazete ve mecmualarda pek çok makalesi ve incelemesi neşredilen Safiye Erol, 7 Ekim 1964 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
 
Aşk ve ayrılık
Safiye Erol, Almanya'ya okumak için gönderildiğinde onüç yaşındadır. Burada 15 sene kalır ve şarkiyat doktorası yapar. Genç ve güzeldir. Bir Türk kızı için de oldukça cesur ve rahat sayılır üstelik. Almanca ve Fransızca'yı öğrenir, Doğu dillerini ve kültürünü edinir. Gönlünün yangını burada tutuşur genç Safiye'nin. Almanya'da tanıdığı, Hindistan'ın hürriyet mücahitlerinden pek ünlü bir Hintli genç, Safiye hanımın kalbini çeler, körpe hayatında fırtınalar estirir. Onu, Brahma'nın bile tamamlayamadığı bir yolculukta erişilmez güzelliklere uçurur. Evlenmeye karar verirler. Bu aşk ve tutkuyla bitirirler okullarını. Genç Hintli mücahit, Safiye Erol'a "Haydi, der. Memleketime gidelim. Orada, onların bana ihtiyacı var, benim de sana ihtiyacım büyük!" der. Yıllardır böyle bir dâvet bekleyen genç kız da kararlı ve kesin sözlüdür: "Hayır, diye cevap verir. Benim memleketime gidelim, orada, onların da bana ihtiyacı var, benim de sana!" Yollar ayrılır o an, sevdâlar bölünür... Genç mücahit Hindistan'a, Safiye Erol da Türkiye'ye yönünü çevirir. Büyük Hint efsanelerine karışan küçücük aşk çiçeği "ketaki", açarken solmuştur. Aradan yıllar geçer. Safiye Erol, içindeki yanardağı söndürmek, aşkını susturmak için sevdalısının pansiyonuna gider. Titreyen eliyle zile basar. Kapıyı açan evin sahibesi Alman kadın, "Bu evin bütün duvarları resimlerinizle dolu" diyerek büyük aşka olan tanıklığını belirtir. Ancak genç Safiye'nin aradığı, görmek istediği artık yâd ellerdedir... Kalbinin sesini susturur ve yüzünü memleketine çevirir. O, artık "eve dönen kadın"dır. Türkiye'nin birikimini yoklamak, kültürünü tanımak ve bu medeniyetin üzerine bir taş koyabilmek umuduyla kalkar ülkesine döner. Safiye Erol'un duygularını dizginlemesi ve 'mektepten memlekete' dönüşü bir İstanbul gazetesinde "vatanını, aşka tercih ettiği" şeklinde yorumlanır...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.