Silivri Facebook
banner84
banner43

Herkesi Sevmek Zorunda Değiliz... Burcu Erim Dural

Herkesi sevmek zorunda değiliz. Saygı duymak zorundayız. Biz olmak kolay değil. Zaten biz’in manası bilindiği gibi değil. ”Ben yok’um biz varız” mottosuyla çıktık bu yola. Birer birey olabilmek ve sonra da ayrı iken bile bütün olabilmek için.

Aslında dedi; hepimiz bütünün parçalarıyız, bütünü görebilmeliyiz. Herkesi olduğu gibi olduğu hali ile kabul etmeliyiz.

Evet dedim. Aslında tamda dediğin gibi. Sadece bunu kelimelerin ötesinde durup yapabilmeliyiz artık. Mottomuzdan bahsetmiştik sana. ” Ben yokum biz varız” bu aslında sana söylediğim bir cümle. Anlayabilmek için daha yukarıdan bakmalısın. Daha üstten. Şimdi bunu istediğin gibi anlayabilirsin. Zihnin bizi nereye koyuyorsa o şekilde anlayabilirsin.

Kısmen anlayabiliyorum dedi; ben tasavvufu seviyorum, daha çok Şems’i, orada da biz olmaktan bahseder. Kabul etmekten,herkesi her şeyi.

Şöyle anlatayım dedim o zaman. Belki daha net ifade etmiş olurum.

Masadan bir bölüm göstererek. Burada bir çok renk var. Bölüm bölüm, çizgi çizgi. Sarı, pembe, mavi diye sıralanmış renkler. Bunların hepsi ”ben”. Birer alemleri var ve benler bizler gibi. Bir yukarıya çıkalım, üstten bakalım biraz daha üstten. Benliklerini, renklerine daha yukarıdan bir bütün olarak bakalım. Gördüğümüz ne? Görülen renk cümbüşü, gökkuşağı, biz dediğimiz şeye yakın ama yine değil. Çok güzel bir bütünlük, bir görsel şölen adeta. Renkler oldukları gibi oldukları halde ve biçimde bir bütünü oluşturdular. Biraz daha yukarıdan bakarsak ne göreceğimizi biliyor musun? Sadece ışık hüzmesi. Ne renk, ne renkler, ne gökkuşağı. Anlatmaya, ulaşılmaya çalışılan ”Biz” tam da bu.

Mevlana bunu biliyor ve arıyordu. Bir üste çıktı gökkuşağını görür gibi oldu, renklerin arasına karıştı. Ne mutlu ki karşısına Şems çıktı. Konuştular, yukarıdan bakmaya başladılar. Her yukarı çıktıklarında ”Biz”e yaklaştılar. Önce Mevlana gökkuşağını gördü, sonra bir anda olsa ışık hüzmesini. İşte Şems o andan itibaren kayboldu. Artık Mevlana’nın ona ihtiyacı yoktu. Çünkü ”Biz denilen AŞK” buydu ve oradaydı.

Sonusuzluğunda, daima.

( Sessizliğin Sesi – Şifa Sanatları )

Burcu ERİM DURAL

  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.