Silivri Facebook
banner88
banner43

Çağdaş Yaşam Nedir?
 
Çağdaş yaşam ne demek peki?
Çağdaş olmak ne anlama gelmekte? 
Çağdaş olmak medenileşmek midir?
Medenileşmek nedir o zaman? 
 
İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar diyoruz fakat çoğu kez de bunu başaramıyoruz…
Kavramlar ağzımızdan döküleveriyor kolaylıkla, hem de içerdikleri anlamları tam bilmeden…
Hatta bu kelimelerin arkasına sığınıp, hiç sorgulamadan, hiç düşünmeden, hiç okumadan  ne zorlu yollar katetmeye çalışıyoruz…
 
peki doğru yolda mıyız her zaman?
 
Ben merak ettim ve “çağdaş” kelimesinin sözlük anlamını araştırdım…
 
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde çağdaş kelimesinin karşılığında şöyle yazıyor:
 
.. Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır…
Yani bu durumda Freud ve Hitler çağdaştır…
ya da Atatürk ve Mussolini de çağdaştır…
ya da 2009’da Viyana Belediye Başkanı Häupl ile Van’da çoban Ali de çağdaşdır…
 
Yani bu durumda dünyada çağdaş olmayan insan yoktur…
aynı çağda, aynı zaman diliminde yaşayan herkes çağdaştır…
 
.. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, modern, asri…
Sözlükteki bu ikinci anlam kafamı oldukça karıştırmakta…
Peki içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın anlayışı nedir?
 
Bu çağda çağdaş olmak için hangi anlayışı benimsemek, nasıl yaşamak gerekir? 
 
Günümüzde çağdaş kelimesinin altındaki anlam ile, genellikle, batılı normlarla yaşamak anlaşılmakta… batının değerlerini benimsersen çağdaş oluyorsun…
yani türban takmazsan çağdaşsındır…
Van’daki çoban şalvar giydiği için çağdaş değildir…
Veya Mozart dinlersen de çağdaş olursun, nitekim cumhuriyetin ilk yıllarında, çağdaşlık adına  radyolarda türk sanat müziği yasaklanmıştı…
çağdaş insanlar opera dinlerler, Proust okurlar, şarap içerler, kravat takarlar…
 
kısaca tekrarlarsak, çağdaş yaşam kavramının kökeninde batılılaşma vardır…
 
Bizim tarihimizde çağdaşlaşma yani batılılaşma süreci 3. Selim zamanında başlar aslında... Ve bu tarihten itibaren bu kavram “aydınlarımız” için sihirli bir kelime olmuştur… Çağdaşlaşmak, batılılaşmak, amerikanlaşmak, avrupalılaşmak kelimeleri aynı yola çıkarlar… ve bu bizim yok olmamızdır… bize ait olan herşeyin yerine, batının ve emperyalizmin değerlerini koymamızdır… Batı da aynı anlamı yükler bu kelimeye… Kendi değerlerini baz alır…
Zaten küreselleşme de bu değil midir?
 
Reşat Nuri Güntekin’in romanı “Yaprak Dökümü”, Tanzimat'tan sonra toplumumuzda başlayan batılılaşma hevesini anlatır. İnsanca ve adilane yaşamak, çağdaşlaşmak; batılılaşmak olarak yanlış anlaşıldığından; yüzyıllarca süren gelenek ve göreneklerimizden, karakterimizden sıyrılma olarak kabul edildiğinden, bu, toplumda bir takım kavram kargaşalarına, ayırımcılıklara ve hatta acılara sebep olmuştur. Bugün bile bunun derdini hala çok fena çekmekteyiz…
 
TDK sözlüğüne bakmaya devam ediyorum…
Medenileşme kelimesinin karşılığı ise aynen şöyle:
Kentleşme, kırsallıktan kurtulmuş, uygar… bitmedi, devam ediyor: Şehirli, terbiyeli, görgülü, kibar…
Çağdaş yaşamın karşılıklarından biri de modernlik olduğuna göre burada kafalar epeyce karışıyor...
yani şehirlerde yaşayan herkes çağdaş mı oluyor bu durumda?
Yani görgülü isen çağdaşsın…
görgülü ne demek?
Yemekte bıçağın sağa çatalın sola koyulacağını bilmek bir görgü kuralı mesela…
yani bunu bilmezsen çağdaş değil misin?
 
Bizler büyüklerimizin ellerini öperiz, bir saygı ifadesidir bu…
bunu Avrupa’da yapmaya kalksak gülerler bize ve hatta kızarlar ve hatta seni ilkellikle bile suçlayabilirler…
yani kabul edilmiş görgü kurallarına göre, el öpmek degil, el sıkışmak lazımdır!!
 
Sözlükteki anlamlar beni fazla aydınlatmadı…
Bir kaç arkadaşımın fikirlerini aldım bu konuda… ama yerim bitti bu hafta…
Bu konuya gelecek hafta devam edeceğim…
bu arada; cağdaşlaşma konusunda sizlerin de yorumlarınızı mutlaka bekliyorum…
böylelikle yazımın devamını daha geniş bir perspektifle yazmış olacağım…
 
kalın sağlıcakla …
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Senem Bozyigit. 10 ay önce

Yaşanılan zamana uygun,toplumda saygı sevgi ve hoşgörülü olmakla,fikri hür vicdanı hür bir ortamda eşit haklara sahip olarak yaşamaktır çağdaşlık.