Silivri Facebook
banner9
banner43

ÖZGÜRLÜKLER VE ALEVİLER
CHP çarşaftan başlayıp son kurultaydan da anlaşıldığı gibi alevi – ploterya yeniden sosyal demokrasi vs. vs.
MHP geri durur mu? Onun da bir alevi açılımı var. Daha neler!
Kısaca herkes bir şeyler açıyorlar da açılanların ve açılacak olanların içinde ne çıkıyor?
 Matruşka bebeklerini bilirsiniz?. Aç aç aynı şey. Hatta açtıkça matruşka bebekler öyle bir küçülür ki neredeyse ortada bir şey kalmaz. Kalan da özelliklerini ve anlamını yitirmiştir.
Son zamanlarda özellikle aleviler çok revaçta. Elbette yüzyıllara dayanan baskı zulüm – kıyıma uğramış bir halkın özellikle Avrupa’daki örgütlülüğünün bir yansıması olarak taleplerini daha yüksek sesle dillendirmeleri ve kitlesel eylem yolunu seçmeleri siyaseti de etkilemiş gözüküyor.
Hak sahibinin hakkını araması kadar doğal bir şey yoktur. Ancak siyaseten, geçmişten bu güne çoğunluk olarak demokrasi mücadelesinin saflarında yer alan Alevileri devletin resmi unsurları arasına monte ederek sistem içinde eritmenin yöntemlerini öneriyorlar.
 
Yıllarca kıyım ve katliamlarla susturulmuş kimliğini ve inancını saklamak zorunda bırakılmış, akla ahlaka, insanlığa sığmayan iftiralara uğratılarak aşağılanmış insanları şimdi diyanete yamamanın, tamamen ipini çekmenin yolları aranıyor.
 
Oysa yıllar boyu kendi kültürünü ve inancını kendi imkân ve olanaklarıyla yaşayan bu insanlara yapılacak en büyük iyilik haklarını tanıyıp yine kendi imkanlarıyla inanç ve kültürlerini yaşamasını sağlamaktır.
 
Aksi halde, zaten laik sistemlerde olmaması gereken Diyanet gibi bir kuruma
aleviliği de yamayarak bir “Alevi diyaneti” yaratarak ne laikliği, ne de demokrasiyi korumuş olmazsınız. Nede hak arayanın halkını vermiş olursunuz. Kaldı ki özgürlükler demokrasinin kurum ve kuruluşlarıyla işlediği toplamlarda garanti altındadır. Aksi halde verilenler kolayca alınabilir. Bunun örnekleriyle büyüdük.
Kısaca söylemek istediğim şey toplumun azınlık bir sosyal grubu (sermaye sınıfı) zenginlik ve refah içinde semirirken, çoğunluk halk kitlelerinin açlık işsizlik yoksullukla boğuşuyor olması, toplumsal çelişkileri sürekli derinleşerek artıyorsa, buna paralel olarak özgürlükler, terör - anarşi – bölücülük – yıkıcılık – hain gibi teranelerle her türlü özgürlükleri budama imkânına kavuşan  egemenlere karşı tüm halk katmanlarının birbirlerinin özgürlüğünü savunur hale gelmesi toplumsal barışın garantisindedir.
Bu da ancak demokratik ortamlarda olur.
Ayrıca, yakın tarihimizin Kahramanmaraş, Çorum, Sivas 1 Mayıs 1977 . Kıyımların karanlıkta kalmış sorumluları ortaya çıkarılmadan adalet ve güven duygusu ile yurttaşların vicdanındaki yara kapatılmadan  ve 30 yıla yakındır süregelen “düşük yoğunluktaki savaş” diye nitelenen kürt sorunu demokratik yoldan barış içinde bir arada yaşama olanaklarına kavuşmadan ne ekonomik, ne de başka özgürlükleri kazanmak mümkün değildir. Bu ülkede ne aleviler, ne suniler ne de diğer azınlık ve toplulukları kendilerini özgür ve güvende hissedemezler.
Dahası siyasilerin matruşka açılımlarına bakıp içinde ne çıkacak diye meraklanıp durursunuz. Özgürlükler de kafdağının ardında sönmüş bir yıldız gibi parlamaktan başka bir işe yaramaz. Baki çifçi 23/12/2008
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.