Silivri Facebook
banner9
banner43

Altınkök'ten Yağcıoğluna soru yağmuru!

Melis AVCI

Yerel ve ulusal basında Selimpaşa Belediye Başkanı Ahmet Yağcıoğlu ile ilgili; eski şoförünün ve şoförün eşinin 2 bin 500 metrekarelik bir arazi üzerine yapı kooperatifi kurarak 24 daire sattığı ve büyük bir rant elde ettiği iddia edilmiş, Yağcıoğlu bir basın toplantısı düzenleyerek, yapılan haberlere yanıt vermiş, haberi yapan yayım organları ile ilgili yasal işlem başlattıklarını açıklamıştı.
 
Demokrat Parti Belediye Meclis Üyesi Mustafa Altınkök, dün bir basın toplantısı düzenleyerek, Selimpaşa Belediye Başkanı Ahmet Yağcıoğlu’na yüklendi. Kurulan kooperatif altında birçok kişinin rant elde ettiğini iddia eden Altınkök, açıklamalarına şu sözlerle başladı;

“Konutlar ihtiyaç sahiplerine mi gitti?”

Geçen hafta gündeme gelen Selimpaşa’da bulunan Güzelkent Yapı Kooperatifi Birliği ile ilgili ulusal ve yerel basında çıkan haberleri hep beraber takip ettik. Başkan kendi açıklamasında “1994 yılında beldemizde konut sorununu çözmek için Güzelkent Yapı Kooperatifini kurduk” diyor. İşin özü zaten buradan başlıyor. Dar gelirli insanların konut sorununu çözmek için kurduk diyor. Bu gayet doğru bir şey. Bu konuda hepimiz hem fikiriz. Bunu takdir ediyorum ve bu hizmetin olması gerektiğini düşünüyorum.
 
Fakat benim burada söylemek istediğim bir takım şeyler var. Acaba konut sorununu çözmek için yapılan bu binalarda kaç ihtiyaç sahibi, bu binalardan daire satın alabildi? Bugün oradaki yapılarda hiç ihtiyaç sahibi olmayan, ikinci ya da üçüncü eve sahip olan insanlar oturuyor. Bu çalışmayla dar gelirli insanların konut edindirilmesinin dışına çıkılmış oluyor.
 
Diğer taraftan sayın başkan bu konuyla ilgili yargı yoluna başvuracağım diyor. Biran önce başvursun. Bizlerde bu kooperatiflerin kurucuları kimler? Bu kooperatifler, milli emlaktan alınan araziler kaç para? Kaçar metre kare olarak, kimlere, hangi şartlarla, hangi yönetmelik, düzenleme ve ihalelerle verilmiştir? Bunlar açıklansın, hepimiz görelim. Kurulmuş olan 11 tane kooperatif var. Bu kooperatiflerin bir de üst birliği var. İhtiyaç sahiplerine konut yapacağız diye alınan bu yerlere, belediyenin tahsis ettiği kişiler daha sonra bunları kimlere devretmiştir? Ne şartlarla ikinci ve üçüncü şahısların eline geçerek el değiştirmişti. Belediye olarak buna nasıl izin verilmiştir? Bu tahsisler ve devirler sonucunda kimler bundan rant elde etmiştir? Selimpaşa belde halkının malının üzerinden kimler rant edilmiştir? Bunları açıklasın bize. Geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısında bugünkü üyeleri açıklamış. Onları açıklamasına hiç gerek yok. Onlarla ne işimiz var bizim? Benimde Yavuz Yapı Kooperatifinde dairem vardı 4 sene önce, ödeyemedim sattım, üçüncü bir şahıs aldı. Bende zamanında daire sahibiydim ama şuan gözükmüyorum. Bu da gayet doğal.”
 
Selimpaşa Meclis Salonu’nun şahsi meseleler için kullanılmaması gerektiğini belirten Altınkök “Orası Selimpaşa Belediyesi’nin meclis salonudur. Kişisel hiçbir konu hakkında orada açıklama yapamazsın. Biz aynı şekilde bir basın toplantısı yapmaya kalksak, bize izin verilmezdi” dedi.
 
“Sayın başkan, söz konusu şoförün basın danışmanı mı?”
 
Altınkök, konuşmasına şu sözlerle devam etti “Başkan bunu neden üzerine alınıyor? Eski şoförü hakkında ortaya çıkan bir iddia. Sen bunu neden kalkıp, kendi iş dünyana yansıtmaya çalışıyorsun? Sorun ne? Sayın başkan söz konusu şoförün basın danışmanı mı? Eğer şoför hakkında bir iddia varsa, şoför basın mensuplarını toplar ve gerekli açıklamayı yapar.
Eğer başkan şoförünün basın danışmanıysa; Güzelkent Kooperatifler Birliği alanı içerisinde bulunan, belediye imar planlarında kreş ve otopark alanı olarak gözüken yerde nasıl bir büfe yeri tahsis ettiğini, devir hakkı olmamasına rağmen 110 milyar gibi acayip bir paraya üçüncü şahıslara nasıl devredildi? Bunu da açıklasın, bizde bilelim. Şuan orada bir büfe evi var. Hiç kimseye sormadan ihale edilmiş. Mevcut alan da kreş ve otopark alanı. Hukukun üstünlüğüne inanıyorum diyorsun, her beraber hareket edelim o zaman. Kendisine bu konuda şikayet gittiği zamanda ben burada olduğum sürece o büfeye kimse dokunamaz diyorsun. Bu nasıl demokrasi? Bu nasıl bir anlayış? Hani sen Selimpaşa halkının karşısında dürüstlük, tarafsızlık ve eşitlik ilkesiyle hareket edecektin? Böyle bir şey söz konusu bile değil. İmar planlarında buna nasıl müsaade etti? Yapılan bu hareket siyasi anlayışa sığmayan, Selimpaşa’ya hizmet etmek için seçilmiş olan bir başkanın kişilere hizmet etme gayeti içinde olmasını Selimpaşa halkının takdirine bırakıyorum.
 
Başkanın şoförü yaptığı açıklamada yargıya başvuracağını beyan etmiş. Bu konuda haklı. Bence de bu kooperatifler ve Güzelkent Yapı Kooperatifi Birliği ile ilgili tüm konular hakkında yargıya gidilmeli. Biz yargının üstünlüğüne inanmış olan insanlarız. Geriye dönük tüm incelemeler, tahsisler, satışlar, gelirler, değer tespit komisyonları, bilirkişi raporları, ödemeler elden alıp yer değiştirmeler, ikinci ve üçüncü kişilere yer tahsisleri tek tek incelenerek en küçük ayrıntılar ortaya çıksın. Bizde bu konuda bilgi sahibi olalım.”
 
“Benim elimde olan belgelerde kooperatifin yönetim kurulu üyeleri Ahmet Yağcıoğlu, Emine Tarın, Aslan Eskin, Mehmet Turan, Ahmet Refik Bek, Nedim Özcan, Tülay Şahin, İsmail Önem” diyen Altınkök, bunların değişmiş olabileceğini söyledi.
 
“Demagojiyle iş yapmasın”
 
Altınkök “Bizim kimseyi suçlamak gibi bir gayemiz yok. Ben herkesle arkadaşım, kimseyle bir problemim yok. Yapılan yönetim anlayışı Selimpaşa’nın felaketi olmuştur. Kimin tırnakları manikür, pedikürlüyse onlar geçim kaynaklarının ne olduğunu söylesin? Ben bugüne kadar kimseden gidip iş istemedim. Benim Selimpaşa Belediyesi’nden tek bir metre kare yer, işle ilgili ya da ihale ile ilgili tek bir belge çıkarsın, belediye meclis üyeliğinden istifa edeceğim. Bıraksın bu işleri. Demagojiyle iş yapmasın” dedi.
 
“Ben kimseden meclis üyeliği istemedim”
 
2004 yerel seçimlerinde AK Parti Belediye Meclis üyeliği istediği yönünde çıkan iddialara yanıt veren Altınkök “Kesinlikle böyle bir şey yok. Ben belde kapanmasaydı belediye başkan adayıydım. Biz Selimpaşa’da belediyeyken, Beylikdüzü yoktu, Esenyurt yoktu şimdi hepsi ayrı ayrı belediye oldu. Biz aynı şekilde kaldık. Bunların olmasının sebebi siyasi entrikalar. Küçük olsun, benim olsun mantığıyla hareket ettiler. Benim ondan bugüne kadar istediğim hiçbir şey yok. O bana benden belediye meclis üyeliği istedi diye bir şey söyleyemez. Ben belediye meclis üyeliğimi, dişimle tırnağımla mücadele ederek aldım. Dua etsin belediyeler kapandı. O zaman ne olduğunu bu seçimlerde görecektik. Bu seçimlerde geçen seçimlerde olduğu gibi 1176 kişi sahte seçmen yazıp ta, muhtarla iş çevirerek Selimpaşa’nın kaderini belirlemek. Benim dava arkadaşım Salih Yazıcı’dır. Yanlışa bir birlikte yanlış demişizdir. Ahmet Yağcıoğlu’nun olduğu bir yerde benim meclis üyesi olmam en fazla iki ay sürecek bir durumdur. Birbirimize gireriz biz onla. Kimse bana emri vaki bir şey yaptıramaz. Benim yapımda öyle bir şey yok.
 
“Üniversitenin bu hale gelmesini sağlayan kişi Yağcıoğlu’dur”
 
Kadir Has Üniversitesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Mustafa Altınkök “Bir üniversite alanımız vardı. Sayın başkan geldi oturdu, eski belediye başkanı tarafından üçe bölünmüş araziyi birleştirdi, tek arazi yaptı. Ondan sonra da üniversiteye tahsis etti. İlk önce zarara sebebiyet vermemek için, yürütmenin durdurulması isteniyor. Bu mahkeme kararından onaylanıyor. İkinci mahkemede planın iptali isteniyor, buda onaylanıyor. Bu yer otomatik olarak plansız oluyor. Daha sonra yürütmenin durdurulmasına Selimpaşa Belediye Başkanlığı itiraz ediyor. Dava açılıyor ve reddediliyor. O yerde ne plan ne de bina olmuş oluyor. Ondan sonra Danıştay’a gidiliyor. Danıştay 6. dairesi de reddediyor. Sonra Danıştay Üst Kurulu’na giderek, bütün verilen mahkeme kararları ve Danıştay’ın kararı da yanlıştır, bunları düzeltin diyor. Danıştay Üst Kurulu’da bu itirazları reddediyor.
 
Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi gidip, o bölgeye ruhsat veriyorsun. Şimdi benim için üniversiteye karşı diyecekler. Üniversiteye karşı değilim. Selimpaşa Belediye Başkanı üniversitenin bu hale gelmesini sağlayan kişidir. Kendi kişisel hırsları bu işin bu hale gelmesine neden olmuştur. Selimpaşa belediyesinde demokrasi yok, cunta yönetimi var. Belediyeden bir belge almak için, 2 ay gidip geliyorum. Neden insanlar bir koltuğa oturunca neden vazifelerini bir kenara bırakıp, olmayan işlerle uğraşıyorlar ben bunu anlamıyorum. Şimdi gitti üniversiteyi mühürledi. Ahmet Yağcıoğlu üniversiteye karşı mı? Binayı neden mühürletti? Esnafa diyormuş ki, üniversite yapmayacakmış market yapacakmış o yüzden mühürlenmiş. Şimdi de yaptığı işe kulp arıyor. Sayın başkan beni çıbanbaşı olarak göstermeyi bıraksın. Ah şu belediyeler kapanmasaydı da şu meydanlara çıkıp mücadele etseydik. Ben siyaseti kendime yaşam tarzı olarak seçmiş bir insanım. İlerleyen günlerde yeni bir dosyayla görüşmek üzere. Hukuksuzluk yapıldığının bir belgesini daha sizlere sunacağım” şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.