Silivri Facebook
banner9
banner32
banner43

Turan : ''boş Tenekeden Çok Ses Çıkar''

Kaynak : Silivri Belediyesi

İçişleri Bakanlığı, kamuoyuna “Seymen Villaları” şeklinde yansıyan konu ile ilgili olarak Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan hakkında ortada cezai sorumluluğu gerektiren her hangi bir eylem bulunmadığından soruşturma izni verilmemesine karar verdi.

TURAN: İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUŞTURMA İZNİ VERMEDİ
Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan, İçişleri Bakanlığı’nın 29 Nisan 2008 tarih ve Tef.Ku.Bşk.2008/88 No’lu kararını basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı. Başkan Turan, basın toplantısında şu açıklamada bulundu: “Hatırlarsanız Danıştay’ın verdiği bir karar vardı. Bu kararın aslında özeti farklıydı ama başka çevreler başka noktaya doğru çektiler. Danıştay’ın dediği, “İçişleri bakanlığı bunu incelesin, her hangi bir suç unsuru olup olmadığına İçişleri Bakanlığı müfettişleri karar vesin” anlamı taşıyor. Danıştay’ın kararı buydu ve buraya başmüfettiş pozisyonunda gelen kişi burada inceleme ve araştırmalarını yaptı. Ve bu süreçte size dağıttığımız örnekte olduğu gibi herhangi bir soruşturmaya gerek olmadığı ile ilgili kararı verdi. Ve izin verilmemesi ile ilgili İçişleri Bakanımızın da onayı ile birlikte önünüzde bulunan bu kağıtlar da bu şekilde gözüküyor.

Arkadaşlar şunu gerçekten üzülerek söylüyoruz ki, kuru gürültülerle, boş sözlerle hukukun ve kanunun, yönetmeliğinin yapacağı işleri bazı kişilerin üstlenmesinin çok doğru olmadığını görüyoruz. Ki bu kararla ilgili daha önceki basın toplantılarında bu konunun soruşturulması ile ilgili kendim 2006 yılı sonlarında İçişleri Bakanlığı’na hakkımda soruşturma açılması ile ilgili talepte bulundum, bu konuyla ilgili yazım var. Bunu daha önce sizlere dağıtmıştık. Bu Danıştay’ın kararı ile birlikte geldi ve Ek’te gördüğünüz üzere açıklanan nedenlerle soruşturmaya izin verilmemesi ile ilgili İçişleri Bakanımızın kararı ile uygulamaya geçti.

RUHSAT VE EKLERİNE AYKIRI KISIMLAR ORTADAN KALDIRILDI
Arkadaşlar her zaman söylediğim bir sözü söylüyorum. Kanuna ve yönetmeliklere uygun ruhsat ile ilgili talepleri geldiği zaman bu proje de dahi bugün de gelse ruhsat vermek zorundayız. Ama şunu birileri hep gözden kaçırırlar. Ya teknik insan olmadıkları için gözden kaçırdılar ya da kasıtlı olarak gözden kaçırma gereği hissettiler. Olay ne? Olay şu. Siz proje ve ekleri ile birlikte ruhsat başvurusu yaptıktan sonra eğer siz o proje eklerine göre ruhsat başvurusuna göre aykırı bir inşaat yaparsanız bunu ilgili merciler olarak belediye mühürlemez de buna göz yumarsa orada suç işlemiş oluyor. Bunun süreçleri; temel üstü aşaması ve iskan aşaması. Bu projede belediyemiz tarafından temel üstü ve iskan verilseydi dediğiniz doğru olurdu . Yani bize yöneltilen suçlamalar doğru olurdu ki, burada ne temel üstü verilmiş, ne iskan verilmiş. Ve hiçbir uygulama yapılmadığı gibi alınan ruhsat eklerine aykırılıktan dolayı da ilk bize basında yer aldığı gibi de mühürleme işlemleri hızlı bir şekilde başlamıştır. Ve içindeki ruhsata aykırı duvarların yıkılması ile -bunlar zaten jandarmanın tespiti ile- birlikte ruhsat ve eklerine aykırı kısımlar ortadan kaldırılmıştır.

MİLLETİMİZİN, SİLİVRİLİ HEMŞEHRİLERİMİZİN BOŞ TENEKELERİN LAFLARINA DEĞER VERMEDİKLERİNİ HER YERDE GÖRÜYORUZ

Özellikle teknik bir insan olarak, inşaat mühendisi olarak üzüldüğüm noktalardan bir tanesi de bölgemizde geçmiş dönemlerde yapılan kaçak villalar, kaçak sitelere yıllar boyunca göz yuman insanların veya herkesin göz yumması ile ilgili hiç konuşulmaz iken burada ruhsatlı olan bir projenin bu kadar gündeme getirilmesini anlamış değiliz. Ancak şunu anlıyoruz ki eğer Silivri Belediyesi ve mensubu olduğum AK Parti’nin 2004 seçimlerinde vaat ettiğimiz çalışmalar tek tek yerine getirildikten sonra artık eleştirilecek konu bulunamadı. Bu tür basit olaylarla birlikte gündemde kalmak, eleştirmek ve bulunduğumuz makamla ilgili eleştiri getirmek için bunun özellikle yapıldığını çok iyi biliyoruz. Artık ellerinde malzeme de kalmadı. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki, sizlerde çok iyi biliyorsunuz ki boş tenekelerin lafları her taraftan duyuluyor. Sesleri de çok fazla çıkıyor. Ancak milletimizin, Silivrili hemşehrilerimizin boş tenekelerin laflarına değer vermediklerini her yerde görüyoruz. Önemli olan Silivri’ye yapılan hizmetlerin artarak devam etmesi, Silivri’deki eksikliklerimizin giderilmesidir. Toplumun bizden çok farklı beklentileri var. Bu beklentileri yerine getirmek için çalışıyoruz. Bugün Turgut Reis İlköğretim Okulu’nda okullarımızın kapanış törenine katıldım. Orada çocuklarımızın bizden yeni okul beklentileri var. Çağın şartlarına uygun bir şekilde, yeni eğitim-öğretim kurallarına göre uygun binalar, fiziki mekanlar istiyorlar. Bunun yapılması ile ilgili bu çalışmaları yapıyoruz. Görevimizin son gününe kadar boş konuşmalara, boş tartışmalara cevap vermek, bunların içinde kalmaktansa hizmet yapmak ve hizmetlerimizi arttırarak sürdürmek istiyoruz.”

EĞER BURADA KAMUYU ZARARA UĞRATILMASI OLAYI OLSAYDI BENİM DE YARGILANMAMA KARAR VERİLİRDİ.
Onlarla ilgili bir karar verildiği için onları kapsam dışı tutuluyor. Ancak şu var, bu karar hem imar müdiremiz hem de hesap işleri müdiremizi de etkileyecek bir karar. Burada kamunun zarara uğratıldığı gibi olayların olmadığı ortaya çıkıyor. Buradaki eksiklik ve noksanlıkların giderilmesi, kamuyu zarara uğratılması gibi bir olay yok. Eğer burada kamuyu zarara uğratılması olayı olsaydı benim de yargılanmama karar verilirdi. Burada böyle bir olay yok. Bu açıdan bu karar diğerlerini de etkileyebilecek bir karardır.

Arkadaşlar o kadar iddialar atıldı ki. Mühendis ve mimarlar hatta bazı arkadaşları arayıp ta “Bu imzalar sizin mi?” diyen arkadaşlarımız da oldu. Bunu biliyoruz. Ancak Allah’tan bu iddialar çıktığı zaman arkadaşlar gelip “Bu imzalar bizim, bütün sorumluluk bize ait” dediler. Bir mimar ve mühendis “Bu imza benim değil” deseydi sahtecilik olurdu. Bizim kendi meslek odamız bu iddia ile ilgili hala farklı olaylara gidiyor. İdeolojik bakmak yerine fen, imar kanunu ve diğer maddelere bakıp yorum getirilmesi gerekirdi. Bakın burada tekrar ediyorum. Bunu burada ben de imzalayabilirdim. Ben gidip de inşaatlara “İçinde ne yapılıyor? Hangi duvar yapılıyor?” diye bakmak için vaktim yok. O zaman ben burada durmayayım, imar müdürüne de gerek yok, mühendislerimize gerek yok, her inşaata gidip tek tek bakacağım. Böyle bir şansımız yok arkadaşlar. Veya benim böyle bir şansım yok. O açıdan temel üstü ve iskan verilirken eğer bunlar olsaydı gerçekten burada sorumlu olan müdürüm ve ruhsatla ilgili imzalayan arkadaşlarımızın baş sorumlu olacağını bunda bir nebze de benim de imzam olduğu için bir nebzede benim sorumluluk payım olacağını düşünüyorum. Ancak burada ben hep şu örneği vermiştim. Bir vatandaş ehliyet almak ile ilgili sürücü kursuna gidiyor. “Hayır, sen kaza yapacaksın sana ehliyet veremeyiz.” denebilir mi? Yani bu kişiye ehliyet ver, ehliyet verdikten sonra eğer trafik kuralları ile ilgili bir hata varsa ve kuralları çiğnerse onun gereğini trafik polisleri ceza makbuzları ile vatandaşa ödettiriyor. Aynı durum ruhsatla ilgili. Ruhsatla ilgili ahır olarak başvurusunu yapıyor. Projelerini bu şekilde çizdiriyor. Bizden ruhsatı alıyor ama yerinde başka türlü bir bina yapıyor. Yaptığı zaman buna iskan verilmiş mi? Hayır. Temel üstü verilmiş mi? Hayır. Olay bu. Birilerinin gündemde kalmak ve diğer başka kişilerin vasıtası ile gündemde kalma ile ilgili çalışmaları. Bunların geri teptiğini düşünüyorum ve yine tekrar ediyorum arkadaşlar, boş tenekelerin sesi maalesef bu ülkede çok daha fazla çıkıyor.

KARAR 9 HAZİRAN 2008 PAZARTESİ GÜNÜ GELDİ
Karar bize pazartesi günü geldi. Çünkü karar tarihi orda veriliyor ama bakanlıktan çıkış tarihi değil. Bize giriş tarihi 09.06.2008. Bunlar kaymakamlıklar tarafından bize tebliğ ediliyor, direk bize gelmiyor. Valilik, kaymakamlık ve bize tebliğ ediyor.

“ÇAMUR AT, İZİ KALIR” MANTIĞINDA O ÇAMUR GERİ TEPİYOR,ONLARIN SURATINA ÇARPIYOR
Safahat ile ilgili İçişleri Bakanlığı’nın kararını sizlere dağıttık. Biz yargının bağımsız olduğuna inanıyor muyuz? İnanıyoruz. İçişleri Bakanlığı da, “İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın almış olduğu takipsizlik kararı ile birlikte yargılanmasına gerek yoktur” diyor. Oradaki kararı çok iyi okumamız gerekir. Bize gelen müfettiş 20-25 senelik müfettiş. AK Parti kendi belediye başkanını görevden aldırtırdı. Biliyorsunuz Yenidoğan’da ve bazı yerlerde yanlış yapanları görevden aldırtırdı. Sizin samimiyetine güvenerek bir şey daha söylemek istiyorum. Bu olayları insanlar inceledikten sonra, “Bir bardak suda bu kadar mı fırtınalar koparılır?” diye bunun özeleştirisini yaptılar. İlk önce benim aile çevremle ilgili yaptılar. Aynı başbakanımızın 94 yılında Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde “Sultanbeyli’de apartmanları var” denmişti ama Başbakanımız da o dönem, “Benim apartmanlarım varsa, İstanbul’un hangi köşesinde ise alın size hibe ediyorum” demişti. Yani siyasetin bu kadar çirkin olmaması gerekiyor. Bu kadar “Çamur at, izi kalır” mantığında o çamur geri tepiyor onların suratına çarpıyor.

EĞER YANLIŞIMIZ OLSAYDI KİMSE BİZİM GÖZÜMÜZÜN YAŞINA BAKMAZDI
Hukuk var,adalet var. Burada biz yanlış yapmış isek bağımsız mahkemeler var. Nasıl safahat ile ilgili bağımsız mahkemeye gidilmiş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bununla ilgili bir karar vermiştir. İftira atanların peşini bıraktım mı? Hayır, mahkemeye verdim. Şu anda devam ediyor. Bunların sonuçları ile ilgili hukuk ne kadar verirse başımızın üstünde yeri var. Bunu bu şekilde yorumlamak gerekir. “Hükümet AK Partili, ondan dolayımı bunu yaptı” denmesine asla inanmıyorum. Eğer yanlışımız olsaydı kimse bizim gözümüzün yaşına bakmazdı.

Seymen’deki villalar ruhsattaki eklerine aynı şekilde samanlık ve ahır olarak devam ettiği sürece hiçbir yasal problemi yok. Bu binaların da iç duvarları yıkıldı.

BAYINDIRLIK DÖNEMİNDE HİÇ RUHSAT ALINMADAN, TARIMSAL YAPI İLE İLGİLİ GEREKLER YERİNE GETİRİLMEDEN PALDIR KÜLDÜR SANAYİ OLUŞTURULDU
Geçmiş dönemde samanlık ve ahır olarak yapılan ama villa olarak kullanılan villalar var. Burada çok var. Üst katın ahır olduğu ile ilgili resmi belgeler de var. O samanlık ve ahırın ne olarak kullanıldığını hepimiz biliyoruz.

Gazitepe’deki sanayi nasıl oldu? Hiç uzağa gitmeyin. Gazitepe’deki sanayiyi kim yaptırdı? Belediye mi yaptırdı? Bayındırlık döneminde hiç ruhsat alınmadan tarımsal yapı ile ilgili bu gerekler yerine getirilmeden paldır küldür yapılıp orada bir sanayi oluşturuldu. Bugün köylerimizin bir çoğunda tarımsal yapıyla ilgili alınmış ancak fabrika olan yapılar var. İçinde 50-100 kişi yüz kişi çalışıyor. Yapılanlarla ilgili çok uzağa gitmeye gerek yok.

Bugün belediye başkanı olarak gitsem bütün fabrikaların önüne kapılarını mühürleriz ancak 1000 kişi de gelir bu kapının önünde bekler. Devlet bunlara elektrik bağlamış, su vermiş yolla ilgili tüm çalışmalarını yapmış. Yani bunların toplumsal boyutu da var. Bu açıdan istihdamın en büyük problem olduğu bir yerde kalkıp ta bunların bu şekilde mühürlenmesi, kapatılması doğru değil. Zaten TBMM’de çıkan bir kargil yasası var. 2004’ten önce yapılan yapılar ile ilgili birim metrekare başına yatırılan bir fiyatla birlikte bunların yasal sürecinin hızlandırılması gerekir.

MİMAR BUNDAN SONRA VİZE ALMADAN PROJE GETİREBİLİR
Başkan bir tane örnek veriyim. Biz artık bütün projeleri bilgisayara taratıyoruz. Geçen ay proje buradan alınmış ve götürülmüş ve üzerinde kot ve diğer değişiklikler yapılmış. Bizim arkadaşlar, “Biz asla böyle projeyi imzalamayız onaylamayız.” demiş. “Olur mu? sizin projeniz” denmiş. Arkadaşlar bilgisayara giriyor ve bütün projenin aynısı bilgisayarda olduğu için değişikliği yapan bir şey diyemeden gidiyor. Silivri Belediyesi arşivi olarak İstanbul’daki en iyilerinden bir tanesiyiz. Eğer bu proje de bu süreç içinde bizim bilgisayara okutulsaydı yani taranıp ta arşiv yapılsaydı gerçek proje, orijinal proje bizim arşivimizde olacaktı. Şu anda orijinal proje bilgisayardan çıkartılıyor. “Onaylı proje bu” deniliyor ve vatandaş artık söyleyecek bir şey bulamıyor. Burada önemli olan bina adet sayısı, ruhsattaki adet sayısı. Belediye üst kurumu Mimarlar Odası değil ki. Danıştay vize alınması ile ilgili kararı da bozdu. Bir mimar bundan sonra vize almadan proje de getirebilir. Bizi de ilgilendirmiyor. Biz artık vizesi var mı yok mu diye bakmıyoruz. Bize proje sorumluluk belgesini Mimarlar Odası’ndan getirdiği zaman biz buna ruhsat veriyoruz. Bunu verirken Mimarlar Odası vize veriyormuş. O bizi ilgilendirmiyor. Bizim için ada, pafta, parselle ilgili önemli olan sorumluluk ile ilgili belgesini getirmesidir.

HARUN ÇETİN’İ YENİ TANIDIM
Seymen’deki villaların sahibi Harun Çetin’i hiç tanımıyordum. Ben de şubat ayında tanıdım. Yıkım kararını tebliğ etmek istediğimiz zaman tanıştık. İstanbul’da muhasebeci olduğunu söyledi. Bazen hem toplumu yönetenlerde iyi hesap yapamıyor bazen muhasebeci olanlar da olabiliyor, başkası da olabiliyor!

YEREL BASINA EN ÇOK DESTEK VEREN HALKLA İLİŞKİLER, BİZİM HALKLA İLİŞKİLERİMİZ

Biz, Cihangir Beyin (Davutoğlu) söylemesi ile bu kararı bugüne ertelemedik.

(Cihangir Davutoğlu da söz alarak, “Ben ‘Başkan açıklama yapmayacak’ derken şaka yapmıştım. Fatma Hanım şakamı (Sarıbıyık) yanlış anlamış” dedi.)

Toplantıyı cuma günü yapma kararı aldık. Yoksa ne Cihangir Bey’in böyle bir talebi oldu bizden ne de başkasının talebi oldu. Hepinizi aynı saatte, eşit bir şekilde çağırdık. Buradaki arkadaşlar söylesin, hiç birinize önceden kararı söyledik mi? Söylemedik. Fatma Hanım (Sarıbıyık) bir yanlış anlaşılma varsa onu karşılıklı olarak düzeltmek için söylüyorum.

Yerel basına en çok destek veren Halkla İlişkiler bizim halkla ilişkilerimiz. Bir de diğer belediyelerin halkla ilişkilerine bakın.

Yanlış anlamaktansa birbirimize bir şekilde ulaşmak ve dertleşme konusunu gündeme getirmenin daha doğru olacağına inanıyorum. Karşılıklı olarak belki yanlış anlaşılmalarımız olabilir. Bizim açımızdan problem yok ancak sizin açınızdan da olduğu zaman lütfen bize dönün. Herkese eşit mesafede olduk bugüne kadar, bugünden sonra da böyle olacağız.”

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN KARAR METNİ
İçişleri Bakanlığı’nın 29 Nisan 2008 tarih ve Tef.Ku.Bşk.2008/88 No’lu kararında şu ifade yer alıyor:

“Karar No : Tef.Ku.Bşk.2008/88
Karar Tarihi : 29 Nisan 2008
Hakkında Ön İnceleme Yapılanlar:
Hüseyin TURAN: Silivri Belediye Başkanı

İddia : Silivri İlçesi Seymen Köyü 16 pafta 1010 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için Silivri Belediye Başkanlığınca verilen yapı ruhsatının 3194 sayılı İmar Kanununa aykırı olarak imar harcı tahsil edilmeden düzenlendiği; Belediye Encümeninin almış olduğu yıkım kararının Belediye Başkanı tarafından uygulanmayarak mevzuata aykırı inşaat yapılmasına izin verildiği.

Olay Yeri ve Tarihi
Silivri, 2006 yılı ve sonrası.

Olayın Öğrenilme Tarihi
19/03/2008

KARAR
Silivri Belediye Başkanı Hüseyin TURAN hakkında yapılan ön inceleme üzerine düzenlenen 18/04/2008 tarih ve 119/ 7 sayılı Ön İnceleme Raporu ve eklerinin incelenmesi sonucunda;

a) İstanbul İli, Silivri İlçesi Seymen Köyü 16 pafta 1010 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Harun ÇETİN adlı kişi tarafından Silivri Belediye Başkanlığına yapılan müracaat sonrasında 22.11.2004 tasdik tarihli ve 1/50.000 ölçekli imar planı ve notlarına göre İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce 28.08.2005 tarihinde proje tasdiki yapıldığı ve 28.09.2005 tarihli ve 2005/233 sayılı Yapı Ruhsatının tanzim edildiği; bina inşaat harcı ve imarla ilgili harçların Silivri Belediye Başkanlığınca (21.10.2005 tarihinde harcın kendisi, 05.09.2007 tarihinde de gecikme zammı olmak üzere) tahsil edildiği; müştekinin ileri sürmüş olduğu bu hususlarla ilgili olarak İstanbul Valiliğinin 03.08.2007 tarihli ve B054VLK4340700/666/29986 sayılı onayıyla ön incelemeci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından bir Müfettişin görevlendirildiği, anılan Müfettişin düzenlemiş olduğu 12.09.2007 tarihli ve 270/2007.08 sayılı Ön İnceleme Raporunda "Belediye görevlilerince gerçekleştirilen iş ve işlemler ile yapılan uygulamalar bakımından ortada suç sayılabilecek bir unsur bulunmadığı değerlendirildiğinden, Silivri Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Yüksek Mimar Süreyya ÜSTÜN ve Mali Hizmetler Müdürü Nesrin YALIM hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre 'Soruşturma İzni Verilmemesi' gerektiği kanaatinin belirtildiği; ancak Silivri Kaymakamlığının 17.09.2007 tarihli ve İd.Kur.02 sayılı kararıyla "Silivri Belediyesi İmar Müdürü Süreyya ÜSTÜN ve Mali İşler Müdürü Nesrin YALIM'ın Silivri İlçesi Seymen Köyü 16 pafta, 1010 parsel ile ilgili yapı ruhsatının imar durumu belgesi düzenlenmeden onaylandığı, bina inşaat harcı ile imar harçlarının gecikmeli olarak tahsil edildiği, harç kağıdı dip koçanlarının gönderilmediği, 18.03.2005 tarih ve 656 sayılı Meclis kararına aykırı olarak 16 adet otopark kullanım alanının oluşturulduğu ve bu yapıların mesken amaçlı kullanılabileceği, bu yapıların başka bir amaçla kullanılmayacağı hususunda tesis sahibi tarafından ilgili idareye noterlikçe tasdikli taahhüt belgesinin alınması ile ilgili görevlerin yerine getirilmesinde ihmalkar davrandıkları anlaşıldığından Silivri Belediyesi İmar Müdürü Süreyya ÜSTÜN ve Mali Hizmetler Müdürü Nesrin YALIM hakkında 4483 sayılı yasa gereğince Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'Soruşturma İzni Verilmesine' kararının ittihaz edildiği anlaşıldığından;

İddianın bu bölümünün "İş bu Karar Kapsamı Dışında Bırakılması"na;

b) Müfettişliğince Silivri Belediye Başkanlığında yapılan ön inceleme esnasında, Silivri Belediye Başkanlığı tarafından 28.03.2008 tarihinde saat 10.00'da "09.11.2006 tarihli ve 762 sayılı, 16.11.2006 tarihli ve 765 sayılı Belediye Encümeni kararları ile alınan yıkım kararının yerine getirildiği, binaların ruhsat ve eklerine aykırı yapılan iç bölme duvarlarının yıkılarak tasdikli projeye uygun hale dönüştürüldüğü", bu durumun bir Makine Mühendisi, bir Mimar, bir İnşaat Mühendisi, bir Zabıta Memuru ve İlçe Jandarma Komutanı tarafından tanzim edilen 28.01.2008 tarihli Tutanaktan, fotoğraflardan ve Müfettişliğine teslim edilen CD'nin izlenmesinden anlaşıldığı; bunun yanı sıra, Silivri Belediye Encümeni tarafından yapı sahibi ve fenni mesule verilen para cezalarının da 22.11.2006 tarihinde Gelir Servisince tahakkuk ettirilerek 27.03.2008 tarihli ve 10498 numaralı makbuzla 1.000.00 YTL, 10501 numaralı makbuzla 200.00 YTL olarak tahsil edildiği; ayrıca 31.03.2008 tarihinde Müfettişliğince verilen talimat üzerine bir Mimar, bir Makine Mühendisi ve bir İnşaat Mühendisinden oluşturulan Heyet tarafından düzenlenen 31.03.2008 tarihli Tutanak ile "ön inceleme konusu olan Seymen Köyü 16 pafta 1010 parsel sayılı yer üzerinde yer alan Harun ÇETİN'e ait yapının ruhsat, proje ve eklerine aykırı iç bölme duvarlarının 09.11.2006 tarihli ve 762 sayılı Belediye Encümeni kararıyla 3194 sayılı İmar Kanunun 32.nci maddesine istinaden 28.03.2008 tarihinde yıkıldığı, söz konusu iç bölme duvarlarının yıkılması ile binaların ahır ve samanlık olarak kullanılabilecek hale getirildiği" hususlarının tespit edildiği;

Diğer yandan, imar dosyasında daha önceki inceleme esnasında bulunmadığı tespit edilen "yapı sahibi Harun ÇETİN adlı kişinin 22.11.2004 gün ve 1/50.000 ölçekli plan notları uyarınca bu yapıların başka bir amaçla kullanılamayacağı" konusunda vermesi gereken noterlikçe tasdikli taahhüt belgesinin, anılan şahıstan 05.09.2007 tarihinde Eyüp 6. Noterliği'nin 17826 yevmiye numaralı işlemiyle alındığı ve ileri sürülen bu eksikliğin de giderildiği;

Belirlenmiş olup;

Ortada cezai sorumluluğu gerektiren herhangi bir eylem bulunmadığından dolayı Silivri Belediye Başkanı Hüseyin TURAN hakkında "Soruşturma İzni Verilmemesi"ne;

4483 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca 29/04/2008 tarihinde karar verildi.

Beşir ATALAY- İçişleri Bakanı”

EK 1: İçişleri Bakanlığı’nın 29 Nisan 2008 tarih ve Tef.Ku.Bşk.2008/88 nolu karar
(1.Sayfa)

EK 2: İçişleri Bakanlığı’nın 29 Nisan 2008 tarih ve Tef.Ku.Bşk.2008/88 nolu kararı
(2.Sayfa)

EK 3: İçişleri Bakanlığı’nın 29 Nisan 2008 tarih ve Tef.Ku.Bşk.2008/88 nolu kararı
(3.Sayfa)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.