Silivri Facebook
banner9
banner32
banner43

Silivri Çevre Derneği Başkanı : ''Su mal değil, haktır!''
 
Kaynak : Değişim Gazetesi 
 
Silivri Çevre Derneği Başkanı Ali Korsan, dün yazılı bir basın açıklamasında bulundu. Ülke sularının, yabancı su tekellerine peşkeş çekildiğini iddia eden Korsan “Dünyanın büyük tekelleri suyumuza el koymaya hazırlanıyor. Yöneticilerimiz de bunun yolunu hazırlıyor” dedi. Korsan’ın yapmış olduğu basın açıklaması şu şekilde;
 
“Havamız ve suyumuz var da yiyeceğimiz yoksa yiyecek bir şey bulamaz da aç kalırsak, kolay kolay ölmeyiz. Sağlıklı biriysek yalnızca su içerek pek de ciddi bir rahatsızlıkla karşı karşıya kalmadan yaklaşık bir ay yaşarız ve yeniden yemeye başladığımızda da bir süre sonra normal halimize döneriz. Bir aydan daha uzun süre aç kalırsak kalıcı rahatsızlıklarla karşılaşırız.
Eğer suyumuz yoksa işte o zaman işimiz zor. Çünkü susuz olarak en fazla üç gün dayanabiliriz. Üç günden sonra ciddi rahatsızlıklar başlar ve çok kişi dördüncü günü göremez.
 
Şimdi, bayram değil, seyran değil, nereden çıktı bu su muhabbeti diyebilirsiniz. Doğru, bayram değil, seyran değil, fakat aslında tam bir felaketle karşı karşıyayız.
 
Su, yaşam için havadan sonra en önemli maddedir. Vücudumuzun yüzde yetmişi sudur. Yaş ağacın odun kısmının bile yarısı sudur. Su olmazsa dünyada yaşamın varlığı düşünülemez. Peki, su bu kadar önemliyken sularımızın durumu nedir?
 
Dünyanın her tarafı sularla kaplı olsa da, bu suların ancak yüzde bir buçuğundan biraz fazlası tatlı su olarak kullanılmaya elverişlidir. Yani içtiğimiz sular, temizlikte kullandığımız sular, tarlalarımızı, bahçelerimizi suladığımız sular, inşaatlarda ya da sanayide kullandığımız sular, daha da fazlası içine çöplerimizi döktüğümüz, kanalizasyonlarımızı akıttığımız, sanayicilerin pis ve zehirli sularını attıkları sular... İşte hepsi bu yüzde bir buçuğun içinde!..
 
Bazı şavalaklar ‘kirli suyu arıtırız’ diyor ama o iş kolay değil!
 
Peki, bu yüzde bir buçuk su her zaman var olacak mı? Ne yazık ki araştırmalar, şimdiden bu kullanılabilir suyun yarısını tükettiğimizi, önümüzdeki on beş-yirmi yıl içinde de kalanın yarısını tüketeceğimizi gösteriyor. Yani çok yakında dünya susuz kalacak. Bazı şavalaklar, “efendim ne olacak, kirli suları arıtır, kullanırız” diyorlar ama o iş o kadar kolay değil. Doğru arıtırsınız, fakat o kadar pahalıya mal olur ki, elde ettiğiniz suyu kristal sürahilerde sergilemek dışında kullanmaya kıyamazsınız.
 
Ülkemizin durumu da dünyanın geri kalanından çok farklı değil. Türkiye de su kıtlığı çeken ülkeler arasındadır. Sularımız hızla azalmaktadır. Durum böyle iken yöneticilerimiz önlem almak yerine geçici çözümlerle durumu idare etmeye çalışmaktadırlar. Ne iktidar partisi AKP'nin, ne ana muhalefet partisi CHP'nin, ne de diğer muhalefet partilerinin bu konuda bir çalışması yoktur. Çalışma bir yana, çoğunun, böyle bir felaketin yaklaşmakta olduğunun farkında oldukları bile şüphelidir.
 
Aslında iktidarın su konusunda bir başka planı var tabii ki. Kalan suyu paraya çevirmek. Giderek azalan ve uğrunda çok yakında savaşların çıkacağı söylenen sularımızı ticari bir “mal” olarak tanımlayarak uluslararası su tekellerine satmak. Üstelik de öyle böyle satmak değil. Nehiriyle, gölüyle, barajıyla, su havzalarının tamamını uluslararası su tekellerinin denetimine verecek yasal düzenlemelerle satmak.
 
Öyle ki, kendi topraklarımızdan çıkan içeceğimiz su için bile uluslararası tekellere haraç vermek zorunda kalacağız.
 
Suyu bir mal haline getirme çalışmalarına son verilmelidir. Su parası olanın alıp kullanabileceği bir mal değildir. Su yaşamsal bir maddedir. Bu nedenle her insanın temiz ve içilebilir suya bedava ulaşma hakkı vardır. Bu yurttaş olmanın getirdiği, insan olmanın getirdiği, canlı olmanın getirdiği bir haktır. Böyle bir hak devredilemez.
 
Bu hakkı devretmeye kalkmak, kurtuluş savaşı ile emperyalistlerden kurtarılmış vatan topraklarını ticari anlaşmalarla emperyalistlere teslim etmek demektir. Bu hiçbir şekilde kabul edilemez.
 
Su mal değil, haktır!..Sularımızı yabancı su tekellerine peşkeş çektirmeyelim!”
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.