Silivri Facebook
banner88

Aşk Olsun!
 
Yaz sezonu geride kalınca işler birden bire düşüyor, bu dönemlerde bütün kimliklerimden sıyrılıp balıkçı kimliğime bürünüyorum.
 
İş çıkışları doğru balığa….
 
Bu aylar da sahil bomboş.
 
Yazlık evlerde oturan çok fazla insan da yok..
Son birkaç seferdir, gösterişli bir yazlığın önünden atıyorum oltalarımı..
Adam paraya kıymış, dubleks bir yazlık yapmış, kocaman bir de bahçesi var…Bahçe bakımlı.
 
Benim balığa gittiğim saatlerde yazlığın sahibi denizden dönüyor, hiç konuşmuyoruz, sadece selamlaşıyoruz…
 
Bahçenin bittiği yerde deniz başlıyor…
 
Hava karardığı zaman, bahçedeki lambalar kendiliğinden yanıyor…Fotoselli!
 
Benim de tepe lambam var ama yazlığın lambaları yandığı zaman yem değiştirmek daha kolay oluyor.
 
Bakkaldan ekmek arası peynir salam yaptırdım, yüz gram siyah zeytin aldım..Acı biber turşusunun olduğu kavanoz, yangında ilk kurtarılacak malzeme olduğu için, torpido gözünde…
 
Kurtları taktım iğnelere, besmeleyi çektim…. Attım..
 
Hava çok güzel, denizde kıpırtı olmadığı için balık tutma ihtimalim düşük diye geçiriyorum içimden…
 
Yazlığın bahçesi hareketli bu akşam, kadınlı erkekli bir grup sahile indi, biraz sonrada denizden motor sesi duyuldu…
 
Yazlığın sahibi Barbaros Hayrettin gibi indi tekneden…Bir afır bir tafır….
Olup biteni anlamak için diktim kulakları….
 
“ Tam on iki tane”
Gruptan bir alkış…
 
On iki tane ne?
Zarganam bitmeseydi yirmiyi bulurdum…
Uzun oltada lüfer yakaladı demek…
“Dört tanesi kofana”*
 
Ulan çok merak ettim be acaba gidip baksam mı balıklara…
 
Ben hareketlenene kadar, grup bahçeden içeriye girdi,
 
Kocaman bir yemek masası bahçe duvarının önüne getirildi, arkasında aşiret mangalı fotoğraftaki yerini aldı..
 
Baş rol oyuncusu bizim Barbaros!
 
Mangalı yaktı hemen, kadınlar mutfaktan tabakları getirmeye başladı…
 
İnsafsızların Lüferlere kıyacağını anladım ama elden ne gelir..
 
Tam bu sırada, balık vurdu…
 
Kamışı elime aldım, şöyle kendime doğru çektim..
 
Kuvvetli de meret
 
O da beni çekti…!
 
“Gel” dedim “sen Ali amcana gel”
 
Keyfini çıkara çıkara makarayı sarmaya başladım…
 
Olta denizin içinde gezdikçe ben dört köşe oluyorum…
 
Biraz sonra gecenin ilk mırmırı yakamoz yaparak geldi denizden…
 
Hani bu işin yalanı bol olur ama 500- 600 gram rahat var…
 
Balığı kovaya attığım an, sersemledim…
 
Başım döndü, takım çantamın üzerine oturmak zorunda kaldım…
 
İlk önce bir casırtı duydum, arkasından dehşet bir balık kokusu kapladı sahili….Breh breh breh !
 
Göz göre göre yiyecek adamlar balıkları, olay beş metre arkamda cereyan ediyor..Ve ben Cennete sırtımı dönmek zorunda kalıyorum
 
Benim gibi adama yapılır mı bu be!
 
Çıkarttım benim nevaleyi, giriştim salam ekmeğe, arada bir siyah zeytin atıyorum, acı biberi bol tutuyorum…
 
Bu koku varken balık harici ne yesen yavan!
 
Belki bir balık bana da verirler diye umutlandım bir ara…Dikkat çekmek için başladım tepe lambamı yerli yersiz açıp kapamaya…..Iıı yemedi.. Adamlar gülüş cümbüş götürüyor, beni kimse görmüyor…
 
O esnada , hani şu havlayanlardan değil de hev’leyenlerden evin küçük köpeği, arabacı pıtığının süslenmişi, benim fakir sofrasına musallat olmasın mı?…Koca kürek yanımda duruyor, başına geleceklerden haberi yok…
 
Sahibi lüfer yer, köpeği benim salamlara sulanır…
 
Karanlıktan istifade edip bir çakıl taşı çektim kafasına hevleyerek içeri kaçtı…
Balıkları götürürken önünü görmeyen, “şu adama da bir parça balık verelim, ötesi berisi şişmesin” demeyen Barbaros, hatta hain Barbaros! Oturduğun yerden benim taşı görmüş…
 
“ Ayıp oluyor birader!”
 
Iıııy gözümün kenarı!
 
“Ulan arkamda dünyaları yediniz” deyip, çıngar çıkarmak var ama…. Bana yakışmaz…
Ben hiç sesimi çıkartmayınca, lafın arkasını getirmedi adam..Kürek var ya!
 
Balıklar yendi, sofra toplandı, çayda demlediler….
 
Ben bu esnada irili ufaklı dokuz mırmır tuttum…

Şimdi yazının sonunu nasıl bağlayacağım diye merak ediyorsunuz?
 
Balıkları aldım eve geldim…İlk iş doğru banyoya,
 
Bütün organlarımı, kulaklarımı, burnumu, parmaklarımı “şişme var mı?” diye kontrol ettim….
 
Asayiş berkemal çok şükür….
 
*Kofana: Lüferin büyüğü

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol