Silivri Facebook
banner101

AVUKAT ŞEREF  BEY... (ÖZCAN BÜYÜKOĞLU)

Avukat Şeref   Demirtaş’ın , HAZİNE AVUKATI olarak  ilk   görev   yeri, yanılmıyorsam 5 yıl önce  Silivri  oldu.
Çok çalışkan, faal  ve de neşeli  bir avukat idi. Şu an, kendi isteği ile Ankara da aynı görevi icra ediyor.
Eşi  Silivri İcra müdürlüğünde  müdür yardımcısı  olan  ailenin  bir oğulları  hayatlarına tat katıyordu.

Yanılmıyorsam   Şeref bey  ,bir ateşli hastalık sonucu  çocuk yaşında  gözleri   görme yeteneğini kaybetti.

Önce kabartma  harfleri ile  işe koyuldu.Kulakları  son derece hassastı. Sonra  eğitimine  devam ederek  HUKUK FAKÜLTESİNDEN   başarıla  hatta  dereceye  girerek  mezun oldu.

Ankara da bir devlet dairesinde  göreve başladı. Oysa Şeref beyin arzusu  Avukat olarak  devletin  menfaatlerini  mahkemelerde savunmaktı.

Dileği oldu.İstanbul Silivri ye   HAZİNE AVUKATI olarak 
tayini çıktı. Aynı  büroda  başka bir avukat hanımla  birlikte  avukatlık yapıyordu.
İlk günler de  duruşmaya  çıkmadan ,  en az 1 gün önce  dosyanın  muhteviyatını  büroda görevli  memure Gülçin  hn.
sayfa  sayfa  okuyordu.
Not tutma  imkanı olmadığı için,mahkemede  söyleyeceği sözleri  hafızasına not ediyordu.
Hakikaten  ilk  aylar  zorlu geçti.Avukat Şeref Demirtaş yılmadı.Aldığı maaşları  olduğu gibi  TEKNİK  ARAÇLARA  yatırdı.
Artık içi rahattı.USA dan  özel bir cihaz getirmişti.Bu cihazın özelliği  dava dosyasının  sayfalarını  aynen  fotokopi makinesi  gibi koyuyor  ve düğmeye basıyordu.
Kulağında ki  kulaklığa, makine  sayfada ki  yazıyı  aynen  ve teker teker okuyordu.
Diğer elinde ki  teybe de  notlarını sesli  aktarıyordu.
Bilahare  en çok 2 kez  teybi  dinlemesi kendisine yetiyordu.
İnanın  Avukat Şeref bey  adeta  zirve yapıyordu. Mahkemeleri kazanıyor  ,devletin menfaatlerini koruyordu.
Avukat şeref bey  eski Adliye binasında  ve yeni  adliye binasında  elinde beyaz baston  rahatlıkla, normal gören insandan farksız dolaşabiliyor, tüm ihtiyaçlarını karşılar hale gelmiş ve tüm hakim ve avukatların  sempatisini  kazanmıştı.
İlk  göreve başladığı  günler idi. Diğer Hazine avukatı  bayan heyetle  köye  keşfe  gitmişlerdi.
Aniden  ve acil olarak   Kamiloba’ da ki  meşhur  bir otelde  yetkili hakimin   keşif yapması  gerekti.
Bu otel de  daha evvel  meşru şekilde  yasal  kumar oynatılıyordu.Kumar oynamak otellerde yasaklanınca,alet ve edevatlar  bodrum katına taşındı.
Aklımda kaldığına göre  otel sahibinin  alacaklı  dostları  bu  makinelere  haciz  getirdi. Makinelerin  maddi  değeri belirlenecekti.
Savcı  veya hakim bey,bu  keşfe  HAZİNE AVUKATI da katılsın dedi. Ancak  gelecek olan kişinin  Avukat Şeref  bey olacağı bilinmiyordu.
Nihayet  araçlara binildi. Malum otelin bodrumuna inildi. Kumar makineleri üst üste konmuştu.Üstleri de örtülmüştü
Şeref beyin  durumu  ortaya çıktı.Artık  dönüş olamazdı. Çevresinde ki  heyette  bulunanlar  tek tek  Şeref beye kumar makinelerinin  durumunu anlattı.Hatta  elleri ile  dokundu.ve  hayalinde canlandırıp tespit yapıldı.
Şeref  bey   tespitin  altına HAZİNE AVUKATI olarak imzasını  attı.Olayı  heyettekiler, otel  yetkilileri  ve benden başka  bilen olmadı.
Olay  o gün unutuldu gitti.  Silivri den Şeref beye  selam

Özcan BÜYÜKOĞLU

Bu olay, haber olarak ilk defa  yapıldı.

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol