Silivri Facebook
banner88

AKP NASIL BİR PARTİ Kİ?

    AKP,  nasıl bir parti ki?

                  Bazı CHP’liler, Seçimden önce, içerdeki rakiplerini  illa ki; AKP’ye gönderirler.

                  Seçimden sonra da; bizzat  kendileri, AKP’ye geçmek için can atarlar.

                  Olur mu hiç öyle şey demeyin! Off, hem de; bal gibi olur. Kuyruk oluşuyor, kuyruk!

                   Seçim öncesinde, aday adayları birbirlerini Ak Partiye çalışmakla suçlarlar.

                   Seçimlerde: “Kulağımızla duyduk işte! Oyunu, Ak Partiye vermiş.” Cümleleri havada uçuşur.

                   Bu arada Seçimler gelir, sanırsınız ki; Ak partiye karşı ihtilal yapacaklar. Ortalığı toz duman ederler. Bir bakmışsınız, Ak Partiye edilmedik laf kalmamıştır…

                   Selami Değirmenci’ye bu konuda oldukça bir misyon yüklemişlerdi! Sonra ne olduysa birden, Ak Partiye göndermekten vazgeçtiler. Son günlerde  sayın Değirmenci’yi MHP ile anmaya başladılar.

                   CHP İlçe Başkanı Hüseyin Şahin’de Seçimlerde Ak Partiye oy verenlerden gösteriliyordu.
                      
                   Kadere Bakın ki; gün geldi, İlçe Başkanı oldu. Tamam, şimdi herkese hak ettiği cevabı verir dedik!

                  Onun, ilk icraatı ise; çikolatası ve çiçeğini kaptığı gibi soluğu Metin Karakaş’ın yanında alması oldu!

                  “Hayırdır başkan ne iş” diye sorduk! Cevabı ilginç oldu…
             
                  “Başkanların arasındaki buzlar erisin diye bir adım attık” dedi. Dedi de; buz değil, sanki aysberg eritti. Her taraf sular seller içinde kaldı. Sonunda işi o kadar sulandırdılar ki; canı sıkılan Ak Partiye gitmeye başladı.

                   Çat kapı, Ak Parti!     

                  -Kimsin?

                  -Güreş ağası! Sizleri çok beğenirim, çok gerçekçisiniz. Bende, sizlerle gerçekleri konuşmaya geldim. Öncelikle belirteyim, yalakalığı sevmem...Yanlış anlaşılmasın ben partimi seviyorum, arkadaşlarımı seviyorum…

                    Gelmişken kaydını yapalım deseler. Gülmekten cevap veremez…Tilkiii

                    Sıcak bir yaz akşamı. Güzel bir mekanda, uzunca bir masada, Ak Partili yöneticiler bir araya toplanmışlar. Ramazan sohbetlerini yapıyorlar. Az ötede, mevlevilerin sema gösterileri var.
                     O da ne? Ak partililerin tam ortasında bir CHP’li! Son günlerin sansasyon ismi, İstifaları ile gündeme gelen, Yılmaz Başkanımız oturmuyor mu? Aynı masada bir gazeteci arkadaşımız da var.  Arkadaşımız kendisine uzanıp soruyor: “Yılmaz bey,  her iki yanınızda birer Ak Partili arkadaş oturuyor. Sakın, sizin içinde; AKP’ye geçiyor demesinler”

                     Önce gülüyor, sonra etrafındaki Ak Partililere şöyle bir bakıyor: “Haklısınız, benimde kulağıma geldi böyle şeyler” diyerek cevaplıyor arkadaşımızı!

                     Yılmaz Başkan Ajite çekiyor ya…

                      Şimdiye kadar biz duymadık. Eskiler böyle durumlar için, çok güzel bir söz söylemişler: “Dervişin fikri neyse zikri de odur”

                      Yılmaz Başkan, Bu gitmeler konusunda en kıdemlileri ve en tecrübelileridir… Hani, “giderim haa!”  deyip; yönetime,  gider yapması  işte bu yüzdendir. Alır valizini gider. Gider yani…

                      Aslında, Belediye Başkanımızı bekliyordum.  Tam, bir yıl öncesinden bekliyordum.. Şubat 2010’da, “Silivri’nin Geleceği açısından” deyip,Ak Partiye geçmesini bir yıl önce bekliyordum. Olmadı, gitmedi! İşte, bu yüzdendir ki; bende,  bir iddiayı kaybetmenin ezikliğini yaşıyordum. Çok bozulmuştum. İyice gurur yapmıştım, bu gitme işine. Bütün alıcılarımı o yöne çevirdim. Küçük bir araştırma yaptım. Neler duydum neler!

                      Bizim Başkan; istesin, bir dakika da geçer. Ak Parti ilçe yönetiminin de, Özcan Başkanı istememe gibi bir lüksleri olamazdı.

                      Bu iş, gider Başbakanda kitlenir.

                     Nasıl mı?

                     Başkanın arkasında bu transfer işini destekleyen ne isimler, ne kurumlar var bir bilseniz! Hükümette Bakanlarımız, Mecliste vekillerimiz ve desteklerini esirgemeyen çeşitli kurum ve dernekler. Örnek: Kızılay, Yeşilay, Türk Hava Kurumu  vb.

                     Bir ricasına bakar…

                     Okyanus ötesinden ses getirmezse, bu işi bırakarım. ( Çok mu salladık ne?)

                     O ses, gelmiş olabilir de; yani! Yani, Bizim başkan istese bir dakika durmaz geçer AKP’ye… Duracak ama!

                      Elinde son bir koz kaldı…

                     Olan, benim kara şahinime olacak!

                     Muharrem Aydoğan’ı anımsadım.

                     “Seni, düşünmüyorlar dediğimde; Olsun, ben grubumun kararlarına saygılıyım demişti. (güzel bir duruş sergilemişti)

                  Sevgili Kara Şahinim sen kime saygı duyacaksın. Saygı duyacağın bir grubun kaldı mı ki?

                  Ben de; buradan, Şerif Sezen’e saygılarımı sunarım. Sevgili dostum, senin yaraların kabuk bağlamıştır ama!  Bu son başkanlık seçimlerinde kan kaybından gidecekler çok olur.

Not: Bir daha ki yazı, Parti İlçe Başkanı adayları ve Silivri için düşünülen  Belediye Başkanı adayları…Kimler yok ki; söz vermeyeyim ama bir aksilik çıkmazsa hepsi burada..
                    

                    

                     

                     

                      
                                      

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol