Silivri Facebook
banner84
banner43

İhtilaller ve evlatları

Satürn Roma mitolojisin de Zaman tanrısı olarak bilinir.(Kronos) Satürn, kendi gücünü elinden alacağına inandığı çocuklarını yemekle suçlanır.

SİLİVRİ BİR İHTİLAL YAŞADI.
 
Yukarıdaki başlığı, ne oy farkına, ne CHP’nin çalışmasına ne de adayların adlarına bakarak yazdım. 29 mart gecesinin Silivri Sokaklarına bakarak yazdım. Ellerinde Bayraklar, Meşaleler
El, ele kenetlenmiş insanlara bakarak yazdım.
 
Neden mi Yazdım?
 
Basında okuduğum, duyduğum ama bu gün bizzat yaşadığım bir olaydan ötürü yazdım. Bir dost bana diyordu ki; “Hizmet beklemeyin” bunu söylerken ne kadar manidar söylemişti. İşte bu kısacık cümle bu arkadaşımızın o an ki değil, sürekli ruh halini göstermişti bana. Yani bana diyor ki. “Bizler ve Diğerleri” demek istiyordu.Kendini öteliyordu. Sevgili dostum bir şeyi unutmuş olsa gerek. İnsanlık Onurunu unutmuş olacak. Sizin Hizmet dediğiniz ve hizmet etmemekle tehdit  ettiğiniz bu halk sessizliğini bozdu, halkın gücünü gördünüz. Bence bundan çıkarılacak büyük dersler vardır. Asla kendinizi halktan soyutlamayın. “Biat eden insan, toplum yararı nedir bilmez.”
 
İHTİLALLER ÖNCE KENDİ EVLATLARINI YER
 
İlmi açıklamasını yapmadan önce esprili bir şekilde yaklaşayım, size piyangodan para çıktığını  ve bundan yüzlerce kişinin haberi olduğunu düşünün. Kendi yakınlarınız dururken.
Kaç tane yakınınız çıkacak? bilmediğiniz kaç arkadaşınız olacak? O parayı nasıl tasarruf etmeniz gerektiğini, size ne akıllar verecekler? Ne imkanlar sunacaklar? İşte bu arada siz bunlarla uğraşırken gerçek yardım edecekleriniz unutulacaktır ve size küseceklerdir. Gerçek yardım edecek dostlarınız da sessizce gidecekler.
Bana, aranızdan şöyle diyenler olabilir! Sadece bir yerel seçim yapıldı ve sen lafı nerelere getirdin.  Bakın bu  sadece bir seçim olabilir ama bu bir duruş meselesiydi. İnanmaktı, birliğe ve beraberliğe inanmaktı.
 
HER HALK HAREKETİNİN ÖNCÜ BİR LİDERİ VARDIR.

Bu seçimin en dramatik yönü, iki insanın birbirlerine inancı idi. En küçük bir  tereddüt ve zafiyet seçimi tehlikeye sokardı. Şimdi gelecek günlerde bu iki insan birbirlerine daha iyi sokulmalı birbirlerini kollamalı diye düşünüyorum.Özcan IŞIKLAR ve Abdullah YILDIRIM
 
Yoksa bakın ne olur;
 
Devrimi devrimciler yapar, düzeni fırsatçılar kurar. devrimden sonra devrimciler hala devrimcidir. yeni düzeni kuran yeni fırsatçılar ise kendi statükolarını oluştururlar. fırsatçı olmalarına rağmen devrimin adını sahiplenmişlerdir. onlar devrimci olunca asıl ve hala devrimci olanlarsa karşı devrimci pozisyonuna düşerler. ve devrim adına dışlanırlar, Dışlananların peşindeki kitleler ise umutlarını kaybeder ve "düzen değişti düzülen aynı" felsefesini benimseyerek sinerler.                                                                                                                            
Beş yıl dediğiniz zaman kısacıktır. Bu halk bazı hizmetleri almadan da yaşayabilir. Önce fakirleştir sonra yardım et politikasının kokuşmuşluğuna insan onurunun nasıl direndiğini Tüm Türkiye’ye gösterdiniz. Şimdi sizlerin de yeni arkadaşlarınız, yeni akrabalarınız ve de bana da bir söz vermiştiniz diyen dostlarınız çıkacaktır. Sizlere, Nazım’ın güzel dizeleri ile Veda edelim.

Yasamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yasayacaksın

bir sincap gibi mesela,

yani, yasamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani bütün işin gücün yasamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın

DÜKKAN SENİN KÖŞESİ

Sizlerin göndereceğiniz yazılarınıza ve şiirlerinize köşemizde yer vereceğimizi söylemiştik. İşte ilk konuğumuz. Goncagül Kaya’nın güzel bir denemesi.

Özlemin buruk tadı var .Nerdesin sevgili? Bulutlardan sen çiziyorum. Batan güneşe bakıp avunuyorum. Her sabah yeniden seni görebileceğimi düşünüp mutlu oluyorum.Soğuk ya ,ellerini düşünüyorum nasıl sıcaksındır? kim bilir? nasıl ısıtırsın içimİ?.Yanımda olsan diyorum ama sonra sen de diyorsun ya,' ya seni görünce o büyü bozulursa 'diye. Düşünsene sesini duymak ne çok güç verecek bana ama nafile.. bir' alo' desen o bile yetecek bana, ama olmuyor.gülmüyor hayat bana, ben mi ters yürüyorum ..Hep de beni bulmaz ya ayrılık acısı.'anladım  ayrılığın bu demekmiş 'diyorsun.Evet ayrılık ne ürkütür dimi nasıl soğuktur ölüm gibi.ama ölüme katlanırsın bilirsin ki dönemeyecek artık ,avunursun ama varlığını biliyorum bi yerlerde nefes aldığını güldüğünü hüzünlendiğini akşam olunca perdeyi aralayıp baktığını,sıcak nefesinin soğuk camları buğulandırdığını biliyorum. Elimi uzatıyorum tutamıyorum seni, gece düş arasında hep seni arıyorum bir çocuk gibi oldum ağlayarak kalkıyorum uykularımdan .gece olmasın diyorum sanki gece olunca daha mı bi ağırlaşır bu hasretlik ,ağrılar sancılar daha mı bir artar .Ne biliyim işte avunmak daha mı bir zor olur.ya direneceksin ayrılığa, ya vuslatı bekleyip avunacaksın.Bense ikisinin vereceği ızdırabı çoktan biliyorum.Nasıl pişmanlıkların olacağını, nasıl kaynayacağını damarlarındaki kanın, nasıl her gün suçlanarak yatağımdan kalkacağımı çoktan biliyorum .ama ne diyor şarkı biliyorsun dimi' ayrılık ateşten bir ok'.. o , bir saplandı mı yüreğine hem yanarsın hem acı çekersin ama ne diyorum biliyor musun? Senin verdiğin acı ise katlanırım.bakarım bi garip gibi yollara.belki geçersin yolun düşer belki bilmezsin evimin önünden geçtiğini usulca bakarım sana ,gözlerinin içini göremem ama hissederim onları.İçinde benim için atan bi yüreğin olduğunu hissederim.beklemiyorum gelemeyeceğini biliyorum.Vazgeçtim sevmekten .yoruldu yüreğim.acısı ta derinde ben de bilmezdim böyle mi olurmuş  sevda buna mı denirmiş.Budur herhalde yoksa bu kadar acı verir mi? Yoksun varlığım sürünüyor' artık dönmek gerek; yol tükendi.umut tükenmedi başka bir mekanda başka bir zamanda tekrar buluşmak üzere.İmkansızlıkların inadına, gidiyorum senden ve yüreğinden.

Kendisine teşekkür ediyoruz. DÜKKAN SENİN köşesi sizleri de bekliyoruz.

HAFTANIN ŞARKISI
 
ÇAL GİTAR

İçimde nice uzun yılların özlemi var
Bu gece efkarlıyım ağla gitar, çal gitar
Bitmesin bu sarhoşluk sürsün sabaha kadar
Bu gece efkarlıyım ağla gitar, çal gitar

Güfte: Ü. Yaşar Oğuzcan, Beste: Avni Anıl
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.