Silivri Facebook
banner9
banner43

Neler yazdım neler oldu!

Önce hemen belirteyim ben söylemiştim, ben yazmıştım demekten nefret ederim ama ülkeyi bir yıl önceden nelerin beklediğini yazmak ve süt liman olan o günlerde bu günleri görmek için kahin olmaya gerek yoktu…

Üretilen senaryoları, 2008 yılında neler olacağını ve ülkeyi 2009 yılında nelerin beklediğini ve çözümlerini tek, tek yazmıştım. Bunları tekrar yazmama gerek yok ama merak edenler varsa BURADAN tekrar okuyabilir…
 
Bu yazıdan sonra dikkatlerinizi, özellikle esnafın dikkatini çekmek üzere 23/01/2008 tarihinde “ Silivri esnafı Amerika’nın paketi kapınızda’’ diye sizlere seslenmiştim… Amerika’nın hapşırdığını ve etkilerinin kısa zamanda ülkemizde görüleceğini belirterek, tedbirinizi alın diye yazmıştım… Yazdığımın bir bölümü şöyleydi, “Daha iki hafta önce bu konulara değinmiş ve çözüm önerilerinde bulunmuştum, global krizin bu kadar çabuk patlayacağını kimse tahmin etmiyordu, kırılgan ekonomimiz böyle birkaç krizi daha atlatabilir ama tedbirler alınmazsa sıkıntılar kapımızda, içeri girdimi çıkması yine yıllarımızı alır’’ DEVAMI
 
Bu yazımda tasarruf önerdiğimde bir yorumcumuz, Özal’ın kemer sıkma politikasını hatırlatmıştı… Şimdi ne düşünüyor acaba?
 
Daha! İyi günlerimiz bu günler inanın, en büyük sorun bildiğiniz gibi Amerika’da ki yatırım bankalarının batması oldu. Kısaca bu konuya değinelim, Türk bankacılık sisteminde olmayan bu bankalar sadece yatırım amaçlı kurulur ve ihtiyacı olan her bankaya kredi açar, yani tasarruf toplamazlar, İşte! Bu krediler geri dönmeyince iflas ettiler ve zarar çok büyük oldu. Bu bankalara kredi veren Alman ve İngiliz bankaları da zor duruma düşünce, küresel ekonomik kriz ortaya çıktı. Bize bir şey olmaz mantığının  ne kadar yanlış olduğunu hep birlikte göreceğiz… Yaptığımız ihracatta en önemli payı alan bu ülkeler sıkıntı yaşarken, ister, istemez kemer sıkacaklar, sıkmaya da başladılar, başka çözüm yok… Büyüme oranımız eksilere düşecek… İhracat düştüğünde işsizlik önemli oranda artacak, zaten yüzde 10.03 olan işsizlik oranı çığ gibi büyüyecek…
 
Firmalar da bunu bahane edip işçi çıkarmaya devam edecek…
 
Silivrili iş adamlarının Klasis Otelde yaptıkları toplantıya gelen ünlü ekonomistlere, işçi çıkarmanın ilk akla gelen yol olmasının yanlışlıklarına değinerek özel sektörü ayakta tutabilmek ve işçi çıkarmadan Pareto Analiz Metodunun uygulaması gereğini hatırlattığımda, profesörler bunun çok teknik bir konu olduğunu belirtip çok az değindiler ve hatta Türkiye’de halen bütçe yapmayan veya yapmasını bilmeyen firmaların çoğunlukta olduğunu söylemeleri beni dehşete düşürdü…
 
Gerçekten teknik ama krizde ilk akla gelen Pareto analizini çok merak eden olursa bana ulaştıklarında anlatır, çizer ve nasıl çözüme ulaştırabileceğini izah ederim. Hocalara katılıyorum çok teknik bir konu ve burada yazmam bir şey ifade etmeyebilir…
Şimdi, bir kez daha düşünmenin sırasıdır, bu kriz Türkiye’nin en az iki üç yıl kaybetmesine sebep olacak… Tedbir ne mi olmalı? Sitemize girip yukarıdaki yazılara bir göz atarsanız, belki faydası olur.
 
Sevgilerimle.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.