Silivri Facebook
banner88

Tuğlu : ''Tünelin Ucu Gözüktü''
 
Kaynak : Hürhaber
 
ANA muhalefet İlçe Başkanlığı görevini başarıyla yürüten Mümin Tuğlu, yerel yönetimleri 4. yılında kapsamlı bir biçimde değerlendirdi.
 
“AKP’Lİ BELEDİYELER MERKEZİ HÜKÜMETİN DESTEĞİ VE KORUMASYILA AYAKTA DURMAKTA”
“Yerel yönetim dediğimiz zaman ilk akla gelen AKP’li belediyeler çünkü onların hangi bölümüne, ilçesine, beldesine bakarsak bakalım tümü merkezi hükümetin desteği ve korumasıyla ile ayakta durmaktadır. Ve Anadolu’nun birçok bölgesinde AKP’li belediyelerde yolsuzluğun, rüşvetin, adam kayırmacılığını üst düzeye çıktığını basında, televizyonda görüyoruz, okuyoruz. ‘Ali Dibo’ dediğimiz olayın, yani adam kayırmacılık, kendi aralarında işi, rantı paylaşma, iş ve ihaleleri takip etme olayının en üst düzeyde olduğunu görüyoruz.
Bölgemizde bazı AKP’li belediyelerde rüşvet pazarlığının olduğunu, belediye başkanının içeri alındığını, bir başka belediye başkanının Büyük Kurtarıcımız Atatürk’e hakaret ettiğini görüyoruz. Ama ne acıdır ki tüm bunlara rağmen hiç birisinin üzerine ne müfettiş gönderilmiştir, ne görevden alma, ne de soruşturma olmuştur. Bunun karşıtında AKP’li olmayan hangi partinin belediyesi olursa olsun sürekli müfettişlerin belediyelerden çıkmadığını, ‘Nasıl bunları mahkûm ederiz’ anlayışı içerisinde olduğunu da görüyoruz, duyuyoruz ve konuşuyoruz. Kaldı ki merkezi hükümetin de en ufak bir yardımının olmadığı bir gerçek.
 
“İGDAŞ KAR EDEN BİR ŞİRKETTİR”
Biz kendi bölge ve çevremize baktığımızda, çevremizdeki belediyelerde İGDAŞ’ın doğalgazı getirmesini bayram gibi değerlendirmekteler. Sanki İGDAŞ’ın doğalgazı getirmesiyle sanki çok büyük bir iş, büyük bir yatırım yapmışlar gibi zafer çığlılıkları attığını duyuyor ve görüyoruz. Aslında İGDAŞ kar eden bir kuruluş, şirkettir. Bunun da parasını kısa sürede kullanan insanlar ödemektedirler. Bu büyük başarı değildir.
 
“ÜÇ YILLIK SÜREÇ İÇİNDE ADETA BİR LALE DEVRİ YAŞAMIŞLARDIR”
Bizim ilçe belediyemize baktığımızda üç yıllık süreç içinde adeta bir Lale Devri yaşamışlardır. Bu Lale Devri olayında da gayet güzel ve rahat bir şekilde kendilerini en üst düzeye taşıdıklarını görüyoruz. Silivri Belediyesi olarak hiçbir faaliyet ve yatırımın olmadığını, tüm faaliyetlerinin de Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığını çok net bir şekilde görüyoruz.
 
“TÜM HİZMETLERİN BEDELİ VATANDAŞLARDAN ALINMAKTADIR VE DE ALINACAKTIR”
Belediye Başkanımız hala İGDAŞ, İSKİ’nin hizmetlerinden bahsediyor. Sanki İGDAŞ bize bedava hizmet yapıyor, sanki Silivri Belediyesi’nin bir kuruluşu. Sanki İSKİ sadece AKP’li belediyelere yatırım yapıyor da başka belediyelere yatırım yapmıyor gibi bir hava yaratılmaya çalışılmaktadır. Sonuçta burası Büyükşehir sınırları içerisine girmiştir. Bütün kanal ve su hizmetleri İSKİ’ye geçmiştir. İSKİ hem yatırım yapacak, hem karşılığında da bunun bedelini alacaktır. Ama Büyükşehir’e geçmek suretiyle de bölgemizde trilyonluk değerdeki bütün gayrimenkuller hem Büyükşehir’in hem Silivri Belediyesi’nin kontrolü altına geçmiştir. Bunları da görmezden gelmektedirler. Artı yapılan bütün hizmetlerin bedeli de vatandaşlardan alınmaktadır ve de alınacaktır.
 
“DÜZENSİZ ÇALIŞMALAR NEDENİYLE İNSANLAR MAĞDURİYET YAŞAMAKTADIRLAR”
Sonuçta Silivri tam bir keşmekeşlik içinde. Yollarca kafasına göre müteahhitlerce kapatılmakta. Her taraftan lağımlar akmakta. Sular bir haftadır kesik. Bir Allah’ın kulu kalkıp da ‘Niye sular kesik?’ dememeli. Hizmet konusunda konuşmasına rağmen sular kesik olduğundan kimse gıkını çıkarmamakta. Belediye başkanı da bunu üzerine almamaktadır. Yani övünmeye gelince övünmekte, ama olumsuzluktaysa hiç ortaya çıkıp da buna bir tedbir almak gibi bir düşünce değildir. İnsanlar susuzluktan perişan vaziyettedir.
Yine aynı şekilde bu düzensiz çalışmaların sonucunda elektrik, telefonların kabloları kopartılıp yok edilmekte ve insanlar tam bir mağduriyet yaşamaktadırlar.
 
“AKP’Lİ BELEDİYELER ŞU ANDA SINIFTA KALMIŞLARDIR”
AKP’li belediyeler şu anda sınıfta kalmışlardır. Başarılı değillerdir. Ama kısa sürede halkımız AKP iktidarından kurtulacak, iki yıl sonra da AKP’li belediyelerden kurtarılacaktır. Tünelin ucu görünmüştür. Şimdiden sonra da AKP’li belediyelerin dönemi de bir an önce sona erdireceklerdir diye düşünüyorum.
 
“İSKİ VE İGDAŞ’IN YATIRIMI OLUMLUDUR AMA BUNUN İÇİN AKP’Lİ BELEDİYE OLMASINA GEREK YOK”
Şu anda İSKİ’nin yaptığı alt yapı yatırımları v.s. hakikaten övünecek şeylerdir. Ama Büyükşehir yasası çıktıktan sonra İSKİ’nin bu yatırımları yapması için AKP’li belediyenin olması gerekmiyor. AKP’li belediyenin dışında Silivri’de hangi belediye olursa olsun eğer Büyükşehir yasası çıksaydı İstanbul’un CHP’li belediyelerinde de İSKİ bütün bu kolektörleri yapmaktadır. Sonuçta burada İSKİ’nin yatırımını olumlu kabul etmekteyiz. Ama Büyükşehir yasasından kaynaklanan bir görevdi. Belediye binasının yatırımını da Büyükşehir üstlenmiştir. Bu da uygundur. Biz sadece yer konusunda kendilerine karşı çıkmıştık. Ama olan oldu. Buna da söyleyecek lafımız, sözümüz yok. Belediye binasını AKP’li belediye değil, de başka bir belediye yapsaydı aynı yere yaptırmazlardı. Soruşturma açarlardı.
 
“KAÇAK İNŞAATLAR TAM BİR BAŞ BELASIDIR”
Kötü uygulamalar şudur? Mimar ve mühendis olan belediye yöneticileri bu işin okulunu okudukları, mezun olduklarında bunu yemini yaptıkları halde şu anda Silivri Belediyesi’nde kaçak inşaatlar ve keyfi imar planı değişiklikleri son hızıyla sürmektedir. Her imar planı değişikliğinin altında bir art niyet var. Tamamen kişiye göre yapıldığını görüyoruz. Keyfi uygulama içinde olduğunu görüyoruz. Yine AKP’li belediye olmasaydı ve bu kaçak inşaatlar yapılsaydı. Belki Başkan davalardan yakasını kurtaramazdı. Şu ana kadar Silivri’deki kaçak yapılaşmadan dolayı mahkemece dava açılmasına rağmen İçişleri Bakanı burada tek bir soruşturma açtırmamıştır. Bu da tam bir partizanlığın sonucu ve örneğidir.
 
“BELEDİYENİN GÖREVİ İNSANLARI AYRIŞTIRMAK, KIRMAK, TEHDİT ETMEK DEĞİL, KUCAKLAMAKTIR”
Şu anda Silivri Belediyesi’nde personel çok diye personel çıkarılmıştır. Çok diye bir tane çıkarılmış yerine 5 tane alınmış. Silivri’de sanki işsiz insan yok gibi, işe muhtaç insan yok gibi ve seçimde işe alacağız diye kandırılan insanların hiç birisi işe alınmamıştır. İzmir, Tokat, Amasya’dan ve o, bölgelerden buralara işçiler getirilerek istihdam edilmiştir. Ve işin en acı tarafı da her işe alınan adam ‘Gidin tanıdığınız yakınınızı getirin AKP’ye kaydettirin’ denmiştir. Zavallı gariban da iş bulma ümidiyle bu partizanca talebe karşı duramamışlardır. Şu anda belediyede yıllardır çalışan insanların eğer dayısı, amcası CHP’li birinin yanında görünüyorsa dikkati çekilmekte. Yine belediyece iş verilen müteahhitlere hem parası ödenmemekte, hem de ‘Sen CHP’lilerin yanında fazla görünüyorsun, bak biz sana iş veriyoruz. Sen onların yanında fazla görünme.’ gibi son derece basit bir şekilde tehdit edilmekte. Bunları da görüyoruz. Sosyal ve insani açıdan bunlar etik değildir. Silivri’de de belediyenin görevi insanları ayrıştırmak, kırmak, tehdit etmek değil, kucaklamaktır. Ama şu aşamada belediye yetkililerinin odalara kapatılmış hiç kimse girememektedir.
Eğer bir dönem daha hasbel kader bu kişiler seçilirse herhalde Silivri’de demokrasi ve sosyal yaklaşımdan bahsedilmeyecek diye düşünüyorum.
 
“SON GÜNLERDEKİ BELEDİYE BAŞKANININ ZİYARETLERİ SADECE SEMPATİ TURLARINDAN İBARETTİR”
Belediye Başkanımız daha önce de mahallelere kendi ekibini göndererek, ses düzeni kurarak Ak konuşmalar ve buna benzer toplantılar yapılıyordu. Şu anda artık mahallelere, halkın arasına giremez oldu. Kapıları kapattığının, kimseyle görüşmemenin karşıtını da basını kullanarak, derneklere v.s ‘Ben demokrasiyi iyi kullanıyorum. Tüm dernekler bizim yanımızda olsa da olmasa da onlarla görüşüyorum’ görüntüsü vermektedir. Bu tamamen basında bir görüntüdür. Ama içeriği boş bir ziyarettir bu. Amaç bir sempati turu yapmaktır. Bu tür sempati turlarına insanların artık pek rağbet etmediğini görüyorum.
 
“FAKİRLEŞTİRDİKLERİ İNSANLARI VAATLE KANDIRARAK OY AVCILIĞI YAPACAKLARDIR”
Büyükşehir’in parasıyla oluşturulan Sevgi Pınarı’ndan, ilçe binasında, belediyede alınan danışmanlarla, kadınların harçlıkları verilerek, kömürler dağıtılarak, otobüslere birileri doldurulmakta. Ev ev ziyaret ettirilmekte. Buna bir de Kent Konseyi adıyla bir oluşum oluşturulmuştur. Burada asıl oluşturulması gereken, geçen basın toplantısında söyledim, ama ne yazık ki AKP İlçe Başkanı bu konuyu kavrayamamış. Anlayamadığını da beyanatından bellidir. Benim burada söylediğim şudur: Belediye evvela yasal olarak kurması gereken Kent Meclisi’dir. Bu konuda önerge vermemize rağmen hala kurulmamıştır. Çünkü bu yasal Kent Meclisi’nde bütün siyasi partilerden, sivil toplum örgütlerinden, her kesimden temsilci olması gerekmektedir. Bunların arasında beğenmediği sesler olacağı için AKP’li Kadın Kent Konseyi oluşturacaklar. AKP’lileri oraya alacaklar ve yine kendilerine göre bir arka bahçe yaratacaklar. Zaten kendilerine göre yeterince arka bahçe yarattılar ki bir de bunu yaratarak kendi iktidarlarını sürdürmek istemekteler. Ama şu anda AKP halkın arasına girememektedir. Ancak böyle kadınları seçerek evlere para, erzak dağıtmaktadır. Fakirleştirdikleri insanları vaatle kandırarak oy avcılığı yapacaklardır. Bu iktidar gidicidir. Daha sonra belediyeler de gidicidir.
 
Alıntı : http://www.silivriliyiz.biz/haber?aid=2650

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol