Silivri Facebook
banner88

Egitim-Sen'ciler Zam İstiyor
 
Kaynak : Değişim Gazetesi
 
Eğitim Sen Silivri Temsilciliği, dün yaptıkları basın açıklamasında hükümetten ek talep isteğinde bulundu. Sendika önünde saat 18.30’da başlayan basın açıklamasını Eğitim Sen Silivri Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyelerinden olan Halit Günaydın okudu.
 
Hükümeti sert bir dille eleştiren ve hükümetin verdiği sözü yerine getirmelerini istediklerini dile getiren Eğitim Sen’liler basın açıklamalarında şunlara yer verdi:
 
“Yaklaşan genel seçimler öncesinde AKP Hükümeti, ekonomide her şey güllük gülistanlıkmış gibi bir tablo sergilemeye çalışmaktadır. Oysa başta emekçiler olmak üzere tüm halkımızın karşı karşıya olduğu ekonomik şartlarla, ekonomik göstergeler birbirlerini tutmamaktadır. Hükümet, halkın gündelik yaşamındaki kara tabloyu, rakamlara boğarak görünmez hale getirmeye çalışmaktadır.
 
Hükümetin 4,5 yıllık icraatlarının halkın yaşamında nasıl büyük tahribatlar yarattığını görebilmek için gündelik yaşama ve çarşı-pazara bakmak yeterlidir. AKP hükümeti altında geçen 5 yıla yakın dönemde, emekçiler ve yoksul halk daima kaybeden taraf olmuştur. Bu dönemde emeğiyle geçinen kesimlerin gerçek ücretleri düştüğü gibi, yararlandıkları temel mal ve hizmetlerin değeri de katlanarak artmıştır. IMF ile yapılan uzun dönemli anlaşmalar gereği ekonomik istikrarın tüm yükü emekçilerin sırtına bindirilmiş, faizlerin ödenmesi ve faiz dışı fazla hedefinin tutturulması adına emekçiler sefalet ücretlerine mahkûm edilmiştir. Dahası, hükümetin ekonomik hedeflere göre verdiği zamlar ile gerçekleşen enflasyon arasındaki kayıplarımız, sistematik olarak yoksullaşmamızı da beraberinde getirmiştir.
 
Hükümet söz vermesine rağmen, olumlu adım atmamıştır…
Bu yılın ilk altı aylık dönemi için yapılan yüzde 3’lük maaş zammı, daha yılın dördüncü ayında enflasyon karşısında erimiştir. Birkaç gün önce açıklanan enflasyon rakamları ilk beş aylık tüketici fiyatlarındaki enflasyon oranlarının 4,12 olduğunu göstermektedir. Hükümetin enflasyonu düşük göstermek amacıyla tasarladığı enflasyon sepeti üzerinden yapılan hesaplamalar gerçekleri yansıtmaktan uzak olmakla birlikte kayıplarımızı gizleyememektedir. Resmi veriler bile, ilk 6 aylık dönem sonucunda emekçilerin eriyen ücretlerini telafi etmek için ek zammın gerekli olduğunu göstermektedir. Maaşlarımızdaki gerçek erime, enflasyon rakamları üzerinden değil kira ve ekmek üzerinden daha çarpıcı olarak sergilenebilir.
 
Kira karşısında 4 ayda yüzde 2,55 reel kayıp yaşayan kamu emekçilerinin ücretleri, ekmek karşısın ise yüzde 2 eridi. Gıda ürünlerinin bütünü için kayıp yaklaşık olarak yüzde 4’ü buldu.
Hükümet son aylarda eğitim emekçilerinin ek ders ücretlerine de göz dikmiştir. Şubat 2007 tarihli genelge ile ders ücretlerimizde önemli kayıplara yol açacak bir uygulama başlatmış, 25 Nisan’da yaptığımız iş bırakma eylemi sonunda uygulamadan vazgeçme sözü vermesine rağmen hiçbir olumlu adım atmamıştır.
 
Hükümet büyümeden söz ediyorsa, bunu toplumsal kesimle paylaşmalıdır…
Bu yetmezmiş gibi OKS ve ÖSS sınavları nedeniyle ilköğretim ve ortaöğretim son sınıf öğrencileri birer hafta izinli sayılmış, bunun faturası da öğretmenlere kesilmiştir. Bu sınıflarda derse giren öğretmenlere ders ücreti ödenmeyeceği ilan edilmiştir. Hükümet eğitim emekçilerine yönelik bu uygulamalarından derhal vazgeçmelidir.
 
Gelinen noktada hükümetten talebimiz sadece maaşımızdaki bu açık kaybın telafisi değil, hükümetin çok övündüğü büyümeden emekçilerin payına düşeni de vermesidir. Kamu emekçilerine 2006 yılında gerçekleşen yüzde 6’lık büyümeden de refah payı verilmedi. Aynı şekilde bu senenin maaş zamları hesaplanırken de büyüme oranları dikkate alınmadı. AKP hükümeti gerçek anlamda bir büyümeden söz etmek istiyorsa bu büyümeyi tüm toplumsal kesimlerle paylaşmalıdır. Zenginlerin kasalarında yaşanan büyüme, ülkenin büyümesi değildir. Ülke ancak emekçileri ve yoksul halkının gelirlerinin artmasıyla, yaşam standartlarının yükselmesiyle büyüyebilir.
 
Hükümet emekçilerle toplu sözleşme masasına oturmalıdır…
AKP hükümeti seçim gürültüsü içerisinde emekçilerin taleplerine kulaklarını tıkamayı bırakarak, enflasyon karşısındaki kayıplarımızı telafi etmeli ve büyümeden payımıza düşeni vermelidir. Görülüyor ki, enflasyon rakamları ülkenin gerçeklerini yansıtmıyor. Dolayısıyla enflasyon rakamları üzerinden sergilenen bu oyuna artık bir son verilmelidir. Bu rakamlar üzerinden verilecek zammın yaşadığımız yoksullaşmayı ve ücretlerimizdeki erimeyi kesinlikle karşılamayacağı ortadadır. Alım gücümüzün geldiği nokta, artık bıçağın kemiğe dayandığını göstermektedir. Emekçilerin bu kısır döngüden kurtarılmasının tek yolu grev ve toplu sözleşme haklarının kullanılmasıdır.
 
AKP hükümeti 4,5 yıldır sergilediği emekçi karşıtı tutumu artık bir kenara bırakarak, taleplerimize kulak vermelidir. Ülkemizde tek bir kişinin insanca yaşayabilmesi için gerekli yoksulluk sınırı harcaması 1100 YTL iken, en düşük memur maaşı 725 YTL’dir. Bu sefalet ücretleri kabul edilemez. Hükümetler artık kamu çalışanlarını sefalet ücretlerine mahkûm etmek yerine, emekçilerle toplu sözleşme masasına oturmalıdır.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol