Silivri Facebook
banner88

Sayı Değil Güç Önemli
 
Kaynak : Değişim Gazetesi
 
Bu yıl Türk Eğitim Sen’in hükümetten eğitim ve öğretim hizmet kolunda tam yetki almasının ardından Türk Eğitim Sen Silivri Temsilcisi Tuğrul Selimoğlu, bir basın açıklaması yaptı.
 
Selimoğlu yaptığı basın açıklamasında Türk Eğitim Sen’in 145.800, Eğitim Sen’in 119.770, Eğitim Bir Sen’in 95.423 ve Eğitim İş’in 8. 225 sendikalı üyesi olduğunu duyurdu. Verilen karardan ve duyurulan açıklamanın ardından Eğitim Sen, Eğitim Bir Sen ve Eğitim İş Sendikası’nın Silivri Temsilcilerinin, verilen rakamlar ve yetki ile ilgili görüş ve düşüncelerini aldık.
 
Eğitim Sen Silivri Temsilciliği “Sayısal çoğunluğun değil, nitelikli olan çoğunluğun önem taşıdığını biliyoruz.”
Eğitim Sen Silivri Örgüt Başkanı Lütfü Durali ve Örgütlenme Sekreteri Caner Erdoğan: “Yetki verilirken sendikalı üye sayısı dikkate alınır. Bu sene belirlenen üye sayıları YURTKUR ve üniversitelerinde dahil olduğu rakamlardır. Sayısal çoğunluğun göreceli, nitelikli çoğunluğun her zaman önemli olduğunu biliyoruz. Bizde bundan önceki süreçlerde yetki aldık. Ama önemli olan bu yetkinin öğretmenlere neler kazandırdığı ve nasıl kullanıldığıdır. Önemli olan etki alanları. Yani öğretmenlerin özlük hakları konusunda neler yapabiliyoruz? Bu konuda Eğitim Sen’in çok büyük mücadelesi var. Her türlü baskılara, zorluklara, sürgünlere rağmen eğitim alanında mücadelesini sürdürüyor. Sendikada önemli olan grevdir. Üretimden gelen gücünü kullanmaktır. Türk Eğitim Sen şimdiye kadar böyle bir eylem biçimini benimsemiyordu. 25 Nisan’da böyle bir eyleme karar verdiler fakat fiilen çok az sayıda insanla katıldılar. Kendi yöneticileri bile katılmadı. Bunlar sendikacılık yapmak için kurulmadılar. Yaptıkları da sendikacılık değil. Bunlar sendikacılık adı altında sigortacılık yaparlar, kendi üyelerine birtakım menfaatler sağlamaya çalışırlar. Son yıllarda zaman zaman sendikal mücadele örnekleri vermeye başladılar ama onlarda da samimi değiller. Kazanım ile menfaat çok farklı şeylerdir. Kazanım topluma yöneliktir. Menfaat ise kişiseldir. Bir yerlerde makam bulmaya çalışırlar. Birinin hakkı olmadığı halde tayinini yaptırmaya çalışırlar. Bunların hiçbirisinin sendikal mücadelede yeri yoktur. Bunlar ticari şeylerdir. Bütün bunlarla birlikte iktidarın, kadroların desteğiyle, üye sayılarında artışlar olduğunu görüyoruz.” Şeklinde konuşarak görüş ve düşüncelerini dile getiren Eğitim Sen Silivri Örgütü ileriye dönük olarak yapacaklarını şu şekilde anlattı “Bundan sonraki süreçlerde bizlerde örgütlenme ile ilgili daha ağırlıklı çalışacağız. Sayısal olarak da çoğunluğu tekrar alacağız. Biz sayısal çoğunluğun yanında nitelikli duruşunda önemli olduğunu düşünüyoruz. Eğitim Sen sürekli alanlarda mücadele eden muhalif bir örgüt olduğu için, kendilerine karşı yükselen bu muhalif hareketi bastırma, sindirme yoluna gidiyorlar. Bu süreçte büyümek, özellikle bu ve buna benzer iktidarlar döneminde bir hayli güç oluyor. Bu yetkiyi tekrar alabilmemiz için, kendimizi iyice anlatmamız gerekir. Kazanımlar anlatılabilir. Silivri’de yollukları aldık. Bundan önceki süreçte de çalışanlara ait promosyonlar bankada duruyordu. Bizim diğer sendikalarla ortaklaşa hazırladığımız bir platformda bu sorunu çözdük. Geçmiş döneme ait promosyonlar harcanmadıysa, bunun tek sebebi Eğitim Sen’dir. Şuan da memurların grevli toplu sözleşme hakkı yok. Toplu görüşme hakkı var. Bu görüşmelerde, memur istediği sonucu almıyor çünkü hükümet kendi istediğini veriyor. Bizim bundan sonraki mücadelemiz memurların grevli toplu sözleşme hakkının alınması noktasında olacaktır.”
 
Eğitim Bir Sen Silivri Temsilcisi Sadık Öztürk “Sorunlar çözülemiyorsa, rakamların peşinden koşmanın anlamı yok.”
Eğitim Bir Sen Silivri Temsilcisi Sadık Öztürk “Önemli olan Silivri’de arkadaşlarımızın problemlerini nasıl çözebiliriz? Sorunları nasıl yok edebiliriz? Biz bunları düşünüyoruz. Genel sayı benim için çok önemli değil. Biz öğretmenlere bir şey yapamıyorsak, sorunlar çözülemiyorsa, rakamların peşinden koşmanın hiçbir anlamı yok. Türkiye genelinde sayısı en çok olan bu yetkiyi alıyor. Yetki alabilmek için, insanlarımıza kendimizi daha iyi tanıtmalıyız. Genelde arkadaşlardan, hükümetin yanlısı olarak çalışıyorsunuz gibi izlenimler alıyorum. Kişi kendi düşünceleri doğrultusunda ilerlese ve başkalarını karalama yoluna gitmese daha ideal olur. Benim fanatik bir tavrım yok. Olmadı, olması da yanlış olur. Hepimiz öğretmeniz. Hükümet yanlısı olmadığımızı sürekli vurguluyoruz. AK Parti 2003’te kurulmuş, Eğitim Bir 1992’de kurulmuş. Bizde her kesimden insan var. Normal olanı da budur. Amaç herkesi kucaklamak.” şeklinde konuşan Öztürk, konuşmasına şu cümlelerle devam etti “Büyümenin en önemli unsuru kendimizi tanıtmamız. Okuldaki temsilcilerimiz ile seminerler düzenleyip, kendimizi anlatmamız gerekiyor. Temsilciler sizi iyi temsil edemezse, ne kadar iyi olursanız olun verim alamazsınız. Her sendikanın belli hassasiyetleri vardır. Bizim sendikamızda arkadaşların kurumlarda sorun çıkaran değil, kuruma katkı sağlayan çalışanlar olmasına çok önem veriyoruz. Biz öğretmeniz, toplum önünde davranışlarımıza, konuşmalarımıza daha çok önem vermeliyiz.” şeklinde konuştu.
 
Eğitim İş Silivri Temsilcisi Sanlı Taşkın “4688 sayılı kanun değişmedikçe, çok fazla bir şey kazanacağımızı umut etmiyorum.”
Eğitim İş Silivri Temsilcisi Sanlı Taşkın: “Sayılar genelde okul müdürlüklerinin vermiş olduğu beyanatlara göre tespit edildi. Burada rakamlar çok fazla oynamaz. Bizim bu sayımda yaklaşık 3.700 civarında üyemiz gözükmedi. Bizim sayımız 12.000 civarında. Yasa gereği başka sendikadan istifa eden, 30 iş günü boyunca kesintisiz olarak devam ediyor. Bir 30 gün sonra yeni sendikasında görülebiliyor. Doğal olarak bu yaklaşık 2 ayı buluyor. Biz yeni, henüz 1,5 yıllık bir sendikayız. Türkiye’de örgütlenmek çok çabuk gelişebilen bir şey değil. Kendinizi ifade edeceksiniz. Öğretmen camiasında görüş ve düşüncelerinizi çok iyi tanıtacaksınız ki ondan sonra örgütlenme süreci başlasın. Bizim kendimizi ifade etmemiz ve örgütlü olmayan çalışanlara ulaşmamız gerekiyor.” Diyen Taşkın “1,5 yıl gibi bir süre için sıfırdan başlayarak bu seviyeye gelebilmenin bizim için büyük bir başarı olduğunu düşünüyoruz. Biz Eğitim İş olarak her zaman kamuoyuna duyurduğumuz ilkelerimizi savunmaya devam edeceğiz. Bu ilkelerde birleşen insanları da bu çatı altında görmek istiyoruz. Türkiye genelinde sayısal çoğunluğu yakalayan Türk Eğitim Sen, yetkiyi kazandı. Yetkiyi kazandıktan sonra, 11 tane iş kolundan hangi sendikalar varsa, hükümetle yapılan toplu görüşmelerde diğer iş kolları adına hareket edecekler. Sonuçta 4688 sayılı kanun değişmedikçe, grev toplu sözleşme olmadıkça çok fazla bir şey kazanacağımızı umut etmiyorum.” şeklinde konuştu.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol