Silivri Facebook
banner88

Başkan Turan ve Gazeteci Özalp'in Basın Açıklamaları Üzerine...
 
Geçtiğimiz haftanın son günü yaşanan bir olay Silivri gündemine Belediye Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanarak basına gönderilen bir açıklama bomba gibi düştü.
 
“ Basın mensubu bayan,  Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan’a sözlü saldırıda bulundu “ başlığı ile  hazırlanan basın bildirisi tüm gazetelere ulaştı. Silivriliyiz.com internet sitemizde de haberi biz yapmadığımız için , kaynak göstererek gelen açıklamayı aynen yayınladık. Çünkü açıklamayı yapan kurumun imzası zaten altında vardı. Basın bildirisi tüm kuruluşlara mail yolu ile geldiği için internet sitelerine hemen düşecekti ve bizde bu haberi atlamamak adına Silivriliyiz.com da  yayınladık.
 
Gazetemizde ise olayın kahramanı her iki tarafın açıklamalarını ve olayın geçtiği dükkan sahibi nin açıklamalarını aynen yayınlıyoruz.
 
Silivri Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından gazetemize gönderilen açıklama aynen şöyle :
 
BASIN MENSUBU BAYAN, SİLİVRİ BELEDİYE BAŞKANI HÜSEYİN TURAN’A SÖZLÜ SALDIRIDA BULUNDU
Silivri’de yayınlanan bir gazetenin yazı işleri müdürü Nesrin Özalp, Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan’a sözlü saldırıda bulundu, Başkan Turan’ın ziyaret ettiği bir işyerinin sahibine hakaretler yağdırdı. Çok sayıda vatandaşın şahit olduğu saldırıda Başkan Turan ve ekip arkadaşları, olay yerinden uzaklaşarak ortamı yumuşatmaya çalıştı.
 
Bizim Silivri Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Nesrin Özalp, Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan’ın 26 Ekim 2007 Cuma günü 12.30 sularında Silivri Sanatkarlar Caddesi’ndeki altyapı çalışmalarını denetlediği sırada buraya gelerek Başkan Turan’a bir bayanın kullanamayacağı sert ifadelerle hakaret etmeye başladı. Osmanlı Sofrası’nın önünde Başkan Turan’a hakaret eden Özalp’in tahriğine kapılmayan Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan, Sanatkarlar Caddesi üzerindeki kontrolüne devam etti ve Azim Yapı’ya girerek buradaki esnafı ziyaret etmek istedi. Sözlü tacizini sokak ortasında sürdürerek bu işyerine giren Nesrin Özalp, hakaret boyutundaki ifadeleri ile Başkan Turan ve Başkan Yardımcısı Metin Karakaş’a çirkin ifadelerle önce sözlü, ardından fiili saldırıda bulundu. Başkan korumasının araya girmesiyle uzaklaştırılmaya çalışılan Nesrin Özalp, işyerine alışveriş için girdiğini belirtmesine rağmen işyeri sahibi Ali Taşbaş’a da hakaret yağdırıp, fiili saldırıda bulundu.
 
Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan ve Belediye Başkan Yardımcısı Metin Karakaş’ın olay yerinden uzaklaşmasına rağmen sokakta da bağırıp çağıran Nesrin Özalp, tehdit ve hakaret dolu sözleriyle bağırarak olay yerinden ayrıldı. Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan, Belediye Başkan Yardımcısı Metin Karakaş, Fen İşleri Müdürü Halim Gül, İSKİ yetkilileri, çevre esnafının da şahit olduğu çirkin olayda, Başkan Turan’ın ılımlı yaklaşımı olayın daha fazla büyümesini önledi.
 
Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan, olayın ardından avukatı aracılığıyla Silivri Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
 
NESRİN ÖZALP’IN AÇIKLAMASI
Silivri Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından gazetelere gönderilen yukarıda ki açıklamanın ardından gazetemize mail yoluyla Bizim Silivri Gazetesi Yazı İşleri Müdürü  Nesrin Özalp’ın açıklaması da ulaştı. Nesrin Özalp’ın konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklama aynen şöyle : 
 
SİLİVRİ KAMUOYUNA AÇIK MEKTUP
Maalesef menfaatlerin hak ve adalet duygusunun üzerine çıktığı günümüzde, insanlarımızın çoğu günlük olayları gördükleri gibi değil, işlerine geldikleri gibi değiştirerek aktarmaktadır.
Bizim Silivri Gazetesi’nin, AKP’li Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan ve ekibine karşı muhalif bir tutum izlediği, politik duruş ve davranışlarını onaylamadığı tüm Silivri tarafından çok net bir şekilde bilinmektedir.
 
Yine, diğer yerel basın organlarının, reklam, ilan veya çeşitli beklentilerle yayınlarını Hüseyin Turan ve iktidar partisi olan AKP’lilerin menfaatlerine göre ayarladıkları da bilinmektedir.
Zaten yerel basının, siyasetçiler haricinde vatandaşlar tarafından okunmaması ve itibar görmemesinin en önemli sebeplerinden birisi de işte bu iktidar yalakalığıdır.
 
Bizim Silivri Gazetesi’nin AKP ve Hüseyin Turan muhalifi yayınlarından dolayı gazetenin yöneticisi olarak bizlerin de Turan ve arkadaşları tarafından adeta “düşman” gibi görüldüğümüzü de herhalde hatırlatmaya gerek yoktur.
 
İşte bu psikoloji içerisinde geçtiğimiz gün bir olay yaşadım. Evime alışveriş yaparken o sırada yakınımda olan Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan, yanıma yaklaşarak kurnazca bir davranışla çevrede tanık bulunup bulunmadığını kontrol ettikten sonra çok yavaş bir sesle bir bayana söylenmesi mümkün olmayan çirkin sözcükler söyleyerek bana çok ağır hakaretlerde bulundu.
 
Ben de böyle bir muameleyle karşılaşınca o anda kendisi gibi siyasi hesaplar düşünemeyeceğim için hukuk kurallarına uymaya gayret göstererek yüksek sesle tepkimi dile getirdim. Kendisini, her şeyden önce bir beyefendi gibi davranmaya davet ettim.
 
Ancak bütün bu tartışmalar yaşanırken ben yalnızdım, oysa Hüseyin Turan’ın yanında kendisinin iki dudağına bakan yardımcıları ve maalesef kendisinden menfaat beklentisi içinde olan bazı vatandaşlar vardı. Çünkü saltanat O’nun elindeydi.
 
Ancak bu olaydan kısa bir süre sonra, iktidar partisi olan AKP’ye ve saltanatı elinde bulunduran Belediye Başkanı Hüseyin Turan’ın gözüne girmek için takla atan yerel gazetelerin tamamında “Bayan Gazeteci, Hüseyin Turan’a saldırdı” şeklinde aynı kalemden çıkan haberlerin yayınlandığını gördüm.
Dikkat edilirse birbirine rakip olan farklı farklı yerel gazeteler ve internet sitelerinde yayınlanan haberlerin istisnasız tamamının başlığı ve tüm cümleleri aynıydı.Bu da söz konusu haberin tek bir kalemden çıktığını, ardından da saltanatı elinde bulunduran Belediye Başkanı’na yaranmak için çarşaf çarşaf yayınlandığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyordu.
 
Hepimiz Silivri’de yaşıyoruz. Bu nedenle şu anda bu açıklamayı okuyan herkesin ne anlatmak istediğimi çok iyi anladığını biliyorum.
 
Bu nedenle tüm Silivri halkının huzurunda, öncelikle Belediye Başkanı Hüseyin Turan’ı adil olmaya, eleştiriler karşısında hazımlı olmaya, ağırbaşlı olmaya, belirli bir kesimin değil tüm Silivri’nin Belediye Başkanı olduğunu unutmamaya, vatandaşların arasına çıktığında adab-ı muaşeret kurallarına uymaya, kibar olmaya, beyefendi gibi davranmaya davet ediyorum.
Ve maalesef aynı mesleği icra ettiğim diğer yerel gazeteci arkadaşlarımı da; sizlerin huzurunda dürüst ve doğru olmaya, saltanat yalakalığı yapmamaya, güvenilir olmaya davet ediyorum.
 
Tüm kamuoyuna saygılarımla...
 
ALİ TAŞBAŞ : “Özür bekliyorum.”
Olayın meydana geldiği işletmenin sahibi Ali Taşbaş ise gazetemize konu ile ilgili şu açıklamada bulundu : “Ben olayın yaşandığı sırada, karşı komşunun dükkanın da oturuyordum. Oradan içeride bir münakaşa yaşandığını gördük. Ondan sonra baktık ki, ortalık karışmış. Ben bağrışmaları duydum. Gazeteci bayanın, başkanın şoförü olan gence, iki tane tokat attığına şahit oldum. Bende ‘lütfen mekanımı boşaltın’ dedim. Sadece gazeteci bayan içeride kaldı. Kendisine aynı şekilde dükkanımı boşaltmasını söyledim. ‘Bana çıkın diyemezsiniz’ dedikten bir süre sonra o da çekti gitti. Net olarak bir hakaret duydum dersem yalan olur ama tokat olayına şahit oldum.
 
Olaylar benden önce gelişmiş. Ben olayın sonuna geldim. Olayı yatıştırmaya çalışıyordum. Sanırım Nesrin Hanım beni de, başkanın yanında ki kişilerden sandı. Bana da el kol hareketleri yapmaya başlayınca, dükkanın sahibi olduğumu belirterek, mekanımı terk etmesini söyledim.
 
Dükkanın önünde tartışmaları devam etti. Başkan Yardımcısı Metin Karakaş ile birbirlerini iteklediklerini gördüm.” şeklinde konuştu. Özür beklediğini söyleyen Taşbaş “Olay benim mekanım da olduğu için, iki tarafında benden özür dilemesi gerekiyor. İki taraftan da bir özür beklememe rağmen, böyle bir şey duymadım.”dedi.
 
GÖRGÜ TANIĞI ESNAFIN AÇIKLAMASI
Olayın olduğu gün bende oradaydım. Başkan ve ekibi  kebapçının önünde incelemelerde bulunurken gazeteci bayan geldi ve sözlü olarak sataşmaya başladı. Başkana tehditkar ifadelerde bulundu. Başkan ve yanındakiler daha sonra bir iş yerine girdiler, bayan gazetecide onların arkasından iş yerine girdi. İçeride önce tartışma bir süre sonra kargaşa yaşandı. Başkanın  şoförünün araya girdiğini gördük. O arada gazeteci bayan başkanın şoförüne  tokat ile vurdu. Başkan ve ekibi dışarı çıktığında gazeteci bayan bu kez dükkan sahibi arkadaşımız ile tartıştı ve ona da dizinle vurdu. Yaşananlar çok çirkindi. Keşke yaşanmasaydı. Bir bayana söylediği sözler ve yaptığı hareketler hiç yakışmadı. Eğer bana iş yerimde böyle bir müdahalede bulunsaydı kesinlikle kendisini dava ederdim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol