Silivri Facebook
banner88

Yürüyüşte Binlerce Kişi Vardı
 
Silivri’de AK Parti, CHP, MHP, GP, DP, DSP ve ANAVATAN Partisi’nin işbirliği, Silivri Belediyesi’nin lojistik desteği, belde belediye başkanları, muhtarlar ve tüm sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla 3 Kasım 2007 Cumartesi saat 13.00’de Terminalden Atatürk Meydanı’na kadar süren “Mehmetçiğe Saygı, Teröre Lanet Yürüyüş ve Mitingi” düzenlendi.
 
Terminal’den Ali Çetinkaya Caddesi, Hacı Pervane Caddesi, Sanatkarlar Caddesi ve Atatürk Caddesi’ni takip ederek Atatürk Meydanı’nda sona eren mitingde, Kırımız beyaza bürünen Silivri sokakları “Kahrolsun PKK”, “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” ve “Vatan Sana Canım Feda” sloganları ile inledi.
 
KANDEMİR MESAJI OKUDU
Atatürk Anıtı önünde sona eren yürüyüşte 200 metrelik Türk Bayrağı da ellerde taşındı. Atatürk Anıtı çevresini dolduran Silivrililer, müzik eşliğinde haykırışını dile getirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından meydanda kurulan platformu şehit aileleri ile paylaşan tertip komitesi adına komite başkanı Yılmaz Kandemir tarafından mesaj okundu.
 
Kandemir, mesajında şu ifadeleri kullandı: “Bilindiği gibi ülke olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Terör, her gün bir başka vahşetle, başka bir yerde karşımıza çıkıyor. Gün geçmiyor ki yeni bir şehit haber almayalım. Bu metni yazarken bile şehit sayıları devamlı değişti. Sadece son bir aydaki saldırılarda 50’nin üzerinde vatan evladını kaybettik. Ülkenin dört bir yanından, her etnik kökenden gençlerimiz omuz omuza çarpışırken şehit düştüler.
 
Tertip komitesi olarak, öncelikle şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Terörü, teröristi, iç ve dış destekçilerini, Silivri Atatürk Meydanı’ndan yükselttiğimiz kararlı sesle lanetliyoruz. Ülkeyi bölmeye çalışanlara, bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara, Atatürk Meydanı’ndan birlikte, kardeşlikle en büyük cevabı veriyoruz.
 
Ey ülkenin geleceğini karartmaya çalışan şer odakları; Şunu bilin ki, karşınızdayız ve karşınızda olacağız… Evlatları yetim, anaları evlatsız bırakanlar, karşınızdayız…Dahili ve harici kendini bilmezler, iş birlikçiler karşınızdayız…Emperyalistler, bölücüler, her türlü kanlı taşeronlar, dimdik karşınızdayız… Daha düne kadar, Türkiye’nin yardımı ve şefkatiyle bölgede varlığını koruyan ama bugün hainlikte, elinden geleni ardına koymayan peşmerge başları, sizin de karşınızdayız.
 
Bütün bu emperyalist oyuna çanak tutan, iç ve dış odaklar karşınızdayız ve dimdik ayaktayız.
 
Başaramayacaksınız. Bu güzel ülke, artık ayakta. Kendi yarattığınız kan gölü içinde cezanızı bulacaksınız.
 
Saygıdeğer Silivrililer, Cumhuriyetimize, vatanın birliğine saldırılar artmaktadır. Huzurumuzu, kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı Cumhuriyetimizi savunmak, bugün daha da önem kazanmıştır. Bu millet, büyük zorluklardan geçmiştir. Siz vatanseverlerin desteğiyle bu kanlı oyunları tarihe gömeceğiz. Geleceğimize ipotek koymak isteyen bu kahpece saldırıları hep birlikte engelleyeceğiz.
 
Değerli vatandaşlar, Sevr’i yırtıp atmak için 3 yıl Kurtuluş savaşı verdik. Bugün de gelinen son noktada bize dayatılmak istenen aynı senaryodur. Herkesi uyanık ve kararlı olmaya davet ediyoruz. Bu cennet vatandan başka gidecek bir yerimiz yok. Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i, Gürcü’sü, Laz’ı ve her etnik kökenden insanıyla ülkemiz bir bütündür. Herkes bu ülkenin asli vatandaşıdır. Atalardan bizlere miras kalan bu yurdu aynı şekilde evlatlarımıza teslim etmek zorundayız. Bunun için de gereken mücadelenin şekli neyse onu uygulayacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
 
Saygıdeğer Vatandaşlar, terörün hedefi Atatürk Cumhuriyetidir. Terörün en büyük destekçisi, Amerikan ve Avrupa emperyalizmidir. Bunların Türkiye’de her yere uzanmış kolları, terörün sorumlularıdır.
 
Bölücü hainlerin ve uzantılarının şu sözlerine bakar mısınız lütfen? Diyorlar ki: “Demokratik özerklik istiyoruz. Abdullah Öcalan’ın kürt sorununa demokratik çözüm yaklaşımı, son derece belirleyicidir. Terörist başı, bebek katili Öcalan, başka yere nakledilirse, toplumsal barış için rolünü oynarmış.”
 
Değerli vatandaşlar, işte “Barış, Özgürlük ve demokrasi” gibi yüksek değerleri terör örgütüne bir maske olarak kullananların geldiği nokta budur. Türkiye’yi götürmek istedikleri uçurum budur. Sözde “barış” kelimeleri ağızlarından düşmüyor ama ülkenin kuyusunu kazmak için, gece gündüz demeden çalışıyorlar. İşte gerçek budur.
 
İşte bu kafaların ürettiği terör anlayışına, gencecik evlatlarımızı kurban veriyoruz. Bu mudur insan hakkı, bu mudur barış? Silahı sıkan sen, devletle pazarlık etmeye çalışan sen, emperyalist güçlerin parasını gücünü kullanıp taşeronluk yapan sen? Barışçı, özgürlükçü yine sen? Peki, onca şehit neyin nesi oluyor? Bu halk yüzündeki maskeyi indirdi artık. Saklanamazsınız. Eliniz kanlı, yüzünüz kanlı, vicdanınız çoktan çekip gitmiş.
 
Değerli vatandaşlar, 1924 Anayasası “Türkiye ahalisine, din ve ırk farkı gözetmeksizin Türk denir. (madde 88)” sözüyle, ‘Türk’ tanımını ırkçı anlayışın tamamen dışında tutmuştur. Bizim halkçılığımız, Atatürk’ün sözlerinden ve ışığından gelen bir halkçılıktır.
 
Sık tekrar edilen bir aldatmacaya dikkatinizi çekmek isterim. Diyorlar ki; “Halkların kardeşliği!...” Ulu Önderimiz diyor ki: “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” Türkiye halkı, ırkça, dince ve kültürce ortak, birbirlerine karşı hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu, kaderleri ve menfaatleri müşterek olan sosyal bir toplumdur.
 
Herkes, bu ülkenin birinci derece vatandaşıdır. Ve Cumhuriyet kurulduğundan bu yana isteyen istediği makama ulaşmıştır. “Halkların kardeşliği” sözünün altında büyük bir oyun yatmaktadır. Biz Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda ve her zorlukta beraber olduk. Asırlardır da beraberiz.
 
Emperyalistler, terörü besleyip içimize hain bir yılan gibi salanlar, kirli kanlı ellerini üzerimizden çeksinler. Biz bu kardeşliği zaten asırlarca yaşadık, bugün de başarırız. Yeter ki gölge etmesinler.
 
Değerli Vatandaşlar, eşkiyanın ülkenin geleceğine kurşun sıkanların hiçbir hakkı olamaz. Gencecik evlatlarımızı topraklara sokan, ailelerin ve milletin yüreğine ateş düşüren teröristler cezalarını bulacaklardır. Ve canını ortaya koyan Mehmetçik, onlara hayal edemeyecekleri acıyı tattıracaklardır. En son seçenek ise bu hainlerin pişman olup Yüce Türk Devleti adaletine sığınmalarıdır. Bu noktada önemli olan halkımızın son bir aydır olduğu gibi hassasiyetini canlı tutmasıdır.
 
Terör cinayettir. Cinayetin haklısı olamaz. Caninin insan hakkı, demokratik talebi olamaz. Kimse kimseyi öldürme özgürlüğünü birbirine veremez. Böyle bir özgürlük yoktur. Ey hala utanmadan teröre destek verenler, yüzünüzdeki maske düştü artık. Bu halk, o maskeyi indirdi. Bölücüye bölücü, eşkiyaya ancak eşkıya derler.
 
Saygıdeğer Vatandaşlar, bizim halkçılığımız her türlü etnik ve dinsel ayrışmanın çok uzağında bir kardeşliğe dayanır. Düşmanın oyununa gelmeyeceğiz. Ülkeyi beraber kurduk, beraber yaşatacağız. Gerekirse yurt uğrunda beraber öleceğiz. Teröre bulaşmamış masum bölge halkını ve geçim derdinden başka derdi olmayan yurttaşlarımızı bu kan içici katillerle bir tutmayacağız. Kalleş örgütün bu haince oyununa milletçe gelmeyeceğiz.
 
Saygıdeğer Silivrililer, Değerli Vatandaşlar,
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, silah arkadaşlarının, aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatacağız. Bu yolda her türlü engelleri aşacağımıza Atamızın ve şehitlerimizin huzurunda söz veriyoruz. Bu kararlılığımızı bugün Silivri Atatürk Meydanı’ndan dosta düşmana ilan ediyoruz.
 
Bu kötü günleri vatandaşlarımızın kararlı tutumuyla, birlikle, beraberlikle aşacağız. Ayrılık tohumlarını bu ülke toprakları üzerinden sonsuza dek kaldıracağız. Bölücüye, nifak tohumları ekmeye çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Vatanımızı koruma ve kollama gücünü kendimizden, yani damarlarımızdaki asil kandan alacağız. Bunu herkes böyle bilmeli.
 
Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, “Vatan söz konusuysa, geri teferruattır.” Sözlerimin sonunda tekrar şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Ve terörü sonuna kadar lanetliyoruz. Kahrolsun vatanın birliğine, beraberliğine kasteden düşmanlar. Ne mutlu Türk’üm diyene”
 
Konuşmanın ardından terör saldırılarında hayatın kaybeden şehitlerimizin isimleri tek tek okundu ve Silivri halkı her isim okunuşunda “Burda” diye bağırdı. Silivrililer’i bir araya getiren “Mehmetçiğe Saygı, Teröre Lanet Yürüyüş ve Mitingi” yaklaşık 1,5 saat sürdü.
 
FOTO GALERİ : Cihangir Davutoğlu - Silivri Belediyesi
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol