Silivri Facebook
banner43

Ben erkeğim, herşeye bedelim, herşeyi ben hak ederim

Ekim’de çocukları.... Erkekleri andığımız bir gün nedense yok, onlar her an aklımızda olduğu için midir bu acaba? Dünya erkekler gününün olmaması benim için merak konusudur…

Bilindiği gibi bu özel günlerde hediyeler alınmakta ve bu tüketim özellikle teşvik edilmekte… Hediyeler söz konusu olduğuna göre, bu durum kapitalist sistemin çarklarından biri haline gelmiş demektir...bana sorarsanız, amaç insanları tüketim delisi yapmaktır… erkek, kadın, çoluk, çocuk, sevgili vs  bahanedir… Bana sorarsanız diye yazdım ama, bunu yazdıktan sonra biraz saçma gelmedi de değil hani..  bunu kibarlık olsun diye yazdığımı okuyan anladı… sorsanız da sormasanız da sonuç degişmiyecek, ben yine kafama göre yazacağım burada…

İstediğimi yazacağım bu köşede diyorum ama böyle bir özgürlüğüm var mi? ya da başka bir deyişle sınırım nereye kadar?  Cinsiyet ayırt edilmeksizin yasak olan bazı konular dışında benim sadece kadın olmaktan kaynaklanan sınırlarım da var..Bu sınırları ise erkekler belirlemekte…kadınların çoğu da erkeklerin safında yer almakta… Topluma şekil veren erkek bakışını öyle benisemişiz ki, biz kadınlar çoğu zaman erkeklerden daha fazla acımasız olabiliyoruz hemcinslerimize karşı.. 

Örneğin cinsel konuları işleyen yazılarda  kadınlar  erkekler kadar rahat olamazlar... Seks ve aşk gibi tabulaşmış konularda cesaretle yazan kadın sayısı cok azdır… ben şimdi burada bu tabuları yıkmaya yönelik bir şeyler yazsam kesinlikle ayıplanırım. Önce annem beni ayıplar, hatta sinirlenir, kızar…sonra kız arkadaşlarım belki, annemin komşuları, arkadaşları… teyzemler, halamlar… mahallenın kadınları… erkeklerin ithamlarını burada yazmama gerek yok, onlar için zaten normali budur…

Aklıma hemen Serdar Turgut geldi bunları yazınca… Serdar Turgut, yazılarında cinselliği rahatça kullanmasıyla bilinir... Türkiye’nin ünlü köşe yazarlarından en zekileri arasında başı çeken bu yazar da bir erkektir sonuçda... bu yazıları yazabilme cesaretini hangi kadın gösterebilir dersiniz?

 Simdi  diyeceksiniz ki;  namus davasında ölen, zorla evlendirilen, okula bile gönderilmeyen kadınlar dururken, bu da dert mi?  doğrudur…Bu sadece yazarlık alanında verilmiş bir örnekti... Ve elbette toplumdaki sınırlarımız ve de yasaklar verdiğim bu örnekten çok daha vahim, acımasız, üzücü ve adaletsizdir…

Kadim zamanlarda kadının sözü geçermiş halbuki... kadın doğuran, yani yaratan olduğu için… Sonra ne olduysa kadın yitirmiş bir şekilde yüceliğini, erkek ele geçirmiş herşeyi… Ve binlerce yıldır erkekler hükmetmekte dünyaya… Kadını bir obje haline getirdi erkek… ezdi, alıp sattı, dövdü, sövdü, öldürdü, emeğini görmezden geldi, kendine köle etti… namusundan hep onu sorumlu tuttu… Ben erkeğim diyorlar… herşeye bedelim, herşeyi ben hak ederim…

Doğan bütün  çocuklarımız, erkek bilincinin hükmettiği bu dünyaya gelmekteler ve bu bilinçle yetişmekteler…Kutsal aile, kutsal anne kavramlarıyla kadını insan olarak değil, önce  anne, sonra eş olarak görmek istemektedir erkek dünyası... Ona verdiği rollerle anmaktadır adını...

Kadınlar artık özgürleşebilirler mi ve yılın 364 günü erkeklere ait olan bu dünyayı degiştirebilirler mi? Ama her şeyden önce kendileri olmaya cesaretleri var mı? 

Bütün bunlar olurken, bizim için en güzel şarkıları erkekler bestelemişler, en güzel şiirleri de onlar yazmışlardır diyenler çıkar aramızdan tabii ki… Ama bu güzel satırlar bile onları aklayamamaktadır… Örneğin, Bedri Rahmi Eyüpoğlu “Karadut” şiirini karısına değil, sevgilisi Mari Gerekmezyan’a  yazmıştır… Bu kadar güzel bir şiirin, bu kadar büyük bir coşkunun arkasında bir aldatma hikayesinin olduğunu bilmek üzücüdür…Mari tüberkülozdan ölünce, acısını paylaşan karısı bir süre sonra onu affetmiştir… ya tam tersi olsaydı? Eren Eyüpoğlu kocasını aldatsaydı eğer, bu kadar içten satırlar yazabilen Bedri Rahmi, aynı yüceliği gösterip karısını affeder miydi acaba? Biz hep af edici olduk, yoksa erkekler buna mı güveniyorlar dersiniz? yoksa kabahatin büyüğü  bizde mi kızlar !!!

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın, oğulum;
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.