Silivri Facebook

Acaba Şu Bildiğimiz Sessizlik mi?
 
Ayrıca ilçe binasında yapılan görüşmenin de olumlu sinyallerinin kamuoyuna yansımasıyla birlikte CHP’de bir toparlanma ve hareketliliğin yaşanacağı gözlenmekte.  Özellikle Selami Değirmenci ve ilçe yönetiminin bir araya geldiği ziyaretten sonra ilçenin bir açıklama yapmamasına karşın Selami Değirmenci’nin yapmış olduğu yapıcı açıklama sonrasında şimdi tek merak edilen bu olumlu havanın ne kadar daha devam edeceği.
 
Yoksa fırtına öncesi sessizliği mi? 
 
Selami Değirmenci toplantı sonrası vermiş olduğu beyanatta ilçe başkanlığı adaylığına ilişkin soruya ”ilçe başkanlığı konusunda bir teklif vardı. Ancak partide bir ayrılığın devam etmesi durumunda farklı bir liste ile bu olabilirdi. ama bugün için böyle bir şey söz konusu görünmüyor” şeklinde bir ifadeyle cevap vermiş ve birlik ve beraberlik içerisinde ortak zeminde kararlar alınacağına dair ilçe yönetimiyle aynı fikirleri paylaştıklarını ifade etmişti.
 
Şimdi merak edilen,  Abdullah Yıldırım’ın ilçe kongresine giderken herkesin beklediği şekilde tek liste ile mi gidileceği, eğer listede anlaşılmaz ise farklı adayların çıkıp tekrar CHP’de bölünmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği. İki tarafında basına yansıyan olumlu açıklamalarının yanında görünen köyün aslında kılavuza ihtiyacının olmadığı da aşikardır. Tüm beklentiler parti içerisinde ayrılığın sona ermesi ve yansıtılan görüntünün bu olmasının yanında, pratikte olanın uygulamada da sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi yönünde.
 
Tüm beklentiler umarım bu yönde gerçekleşir ve bu fırtına öncesi sessizlik değildir.  Ama fazla eşelenmedikten sonra,  kamuoyuna yansıyan görüntü,  şu aşamada CHP açısından yeterli görünmekte.
 
Ama burada her şeyden önemlisi Abdullah Yıldırım’ın basın toplantısında ifade ettiği projenin geç kalınmadan halka sunulmasıdır.  Yumurta kapıya sıkıştıktan sonra halka bir şeylerin anlatılmasından fayda görülemeyeceği,  geçtiğimiz seçimlerde tescil edilmiştir.  Umarım bu sefer halka anlatılmak istenen de geç kalınmaz ve halka anlatılmak istenen,  halkın dilinde anlatılır. Bir örnek vermek gerekirse salatalığa yerine göre hıyar denmesi gerekir. Kişilerin kültürel yapılarına göre hareket edilmelidir. Yoksa bu halk fazla entelektüellikten hoşlanmaz. Kendi gibi olmayanı da kabullenmez.
 
Öyleyse halkçılığı slogan edinmiş olan CHP, önce halkını, ihtiyaçlarını, mevcut içindeki kültürleri iyi analiz ederek yola çıkmalıdır.
 
Tolga EMEK

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol