Silivri Facebook

Üç Kuruşa Değdi mi?

 
Maalesef, ne yolcuya saygı var ne de trafikte seyreden diğer araçlara. Kendilerini uyardığınız zaman ya suçlusunuz ya da uyarmaya cesaret edemeyecek kadar sindirilmektesiniz. Tam anlamıyla bir şehir kabadayılığı sergilemekten çekinmeyen bu işletmenin personeli, hiçbir uyarıyı da dikkate almayacak kadar başı boş bir yönetime sahip olmanın rahatlığı içerisindeler.

 

Sürekli olarak dakika hesabı yapıp, ceplerine girecek olan en fazla 4. 80 YTL için insan hayatını da hiçe sayabilecek kadar vurdumduymaz tavırlar sergilemekten de , marifetmiş gibi geri kalmamaktalar. Onlara sorarsanız, bir şey olmaz ağabey deyip basarlar gaza. İki araba yan yana gelince de kim müşteriyi kapacak yarışı başlar, ardından savrulan argo sözcüklerin eşliğinde.

 

Şimdi bazıları, yapılan habere, insan önce geçmiş olsun der, ekmek paramız bu diyebilecek kadar da……(noktalı yeri siz doldurun)Peki sen alacağın o 3 kuruşla, o masum yavrunun ve diğer yolcuların diyetini nasıl ödeyeceksin. Sen bile bile lades diyeceksin ama kazanan hep sen olacaksın, hadi ya. Kumarı sen oyna, kazanırsan sana, kaybedersen bana. Bakalım bu yolların fatihleri ne zamana kadar böyle uçacaklar. Uçacaklar diyorum, tekerleri yerden kesilene kara taşıtı denemez diye düşünüyorum. Haksız mıyım?.

 

Artık yeter diyen insanların sesine biraz kulak verin, olmaz mı?Şükürler olsun ki, şu ana kadar herhangi bir ölüm haberi gelmedi ve aksine haberler olumlu. İnşallah bu sizlere ve sizin gibilere ders olurda, insanlar canından, malından olmaz.

 

KİMYASAL KABUS KAPIDA

Çok iyi hatırlıyorum,  geçen yıl Mega Saray’da kutlanan kadınlar gününü.  Sayın Kadir Topbaş ne güzel demişti(aslında güzel bir siyasi şov olmuştu)”Silivri’ye “kimyasal atık tesisi” yapmayacağız,  madem istemiyorsunuz,  bizde yapmıyoruz.  O günkü alkışlar hala kulağımda.

 

Ama hep savunduğum şey, yapılacağına dair resmi bir belge olmadığı gibi, yapılmayacağına dair de resmi bir belgenin olmamasından dolayı içimde yaşattığım kaygıydı. Ve şimdi anladım ki, boşuna kaygılanmamışım. Ve anladım ki, bu siyaset, dün dünmüş bugün bugünmüş. Şimdi firma yetkilileri nerde biliyor musunuz?Büyük Çavuşlu’da. Aldığım bilgiler ışığında sizlere söyleyebileceğim tek şey, kimyasal kabusun geri dönmeye başladığı. çünkü aldığım bilgilere göre yapılması planlanan tesis B. Çavuşlu ile Çerkezköy arasına düşünülüyor.

 

Daha da ötesine gidersek, tesisi yapacak olan firmanın ÇET raporlarını hazırlamak için bakanlıktan izin aldığıdır. Ayrıca firma yetkililerinin, B. Çavuşlu Belediye Başkanı Nazım Subaşı ile bir araya gelip, karşılıklı olarak yardımlaşma ile bu projeye başlamak için belediyede bir araya geldiklerini ifade etmeliyim. Fakat Nazım Subaşı’nın da buna ne kadar karşı olduğunu belirtmek istiyorum. İnsanını düşünen bir başkanın yapması gereken şeyi yapacağından da eminim.

 

Hatta toplantının en ilginç isimlerinden biri de Silivri Çevre Derneği Başkanı Ali Korsan olduğunu düşününce, firma yetkililerinin karşılaşacakları tavır karşısında ne yapacaklarını da doğrusu merak ediyorum. Şimdi gelelim asıl konuya. Hani Silivri’ye yapılmayacaktı ya tesis.  Aslında düşünecek olursak doğru. Nasıl mı?Ne olacak?Tesisi düşünülen yere yapacaklar, ardından Çorluyu il yaparsın, Çavuşluyu da Çorlu’ya bağladın mı oldu sana tesis Çorlu’da.  Sonuç itibariyle bu siyaset.  daha çok alkışlar sonra dövünürüz.

 

İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle HOŞÇA KALIN

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol